Kemal Kılıçdaroğlu, geçen salı yaptığı grup toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili olarak "Çocuklarının, dünürünün, eniştenin, kardeşinin, eski özel kalem müdürünün, yurt dışında, vergi cennetinde bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdiklerini biliyor muydun? Sen misin yerli ve milli, ben miyim yerli ve milli? Bunun cevabını bekliyorum" demişti. Bu iddiaya dün Cumhurbaşkanı Erdoğan şu yanıtı vermişti: "Aynı zamanda müfteridir, yüzsüzdür. Eskiden beri şahsım ve ailem hakkında aslı astarı olmayan yalanlar üretir. Sanki hiçbir şey olmamış gibi pişkince çirkefliğe devam eder. Çocuklarım, kardeşim, eniştem, dünürüm, eski özel müdürüm, yurt dışına milyonlarca dolar para göndermiş. Daha önce de benim 3 milyar dolar param olduğunu iddia etmişti. Bu iddiaların da müşterisi çıkıyor. Müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Bir şeyi iddia ediyorsan, onu ispatla senin ortaya koyman gerekir. Ben buradan artık ismini bile anmaya tenezzül etmediğim bu zata soruyorum. Öne sürdüğün iddiaların belgesi var mı? Varsa çıkar hemen ben gereğini yapayım. Yoksa çık milletin önüne iftira ettiğiniz söyle, özür dile. Aksi halde dünyanın en alçak suçu olan iftiracı konumuna düşeceksin. Bu zat ne ortaya belge koyabilecek ne de çıkıp özür dileyebilecek. Tayyip Erdoğan’ın yurt dışında 1 kuruş parası varsa, herhangi bir bankada bunu ispat etsin. İspat ettiği anda Cumhurbaşkanlığı makamında bir dakika durmayacağımın garantisini veriyorum. Bunu ispat edemeyen Kemal acaba o makamında duracak mı? O da bana taahhüdünü versin" demişti.

BOZDAĞ : İSPAT ETMEYEN ŞEREFSİZ, ALÇAKTIR


Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, bugün katıldığı bir televizyon programında CHP liderine sert sözlerle yüklendi. Bozdağ şunları söyledi: "Sayın Kılıçdaroğlu’nun böyle bir iftirayı yeniden dillendirmesi itibar cellatlığının yeni bir örneğidir. Daha önce de Sayın Cumhurbaşkanımızı Başbakanlığı döneminde Sayın Kılıçdaroğlu ve arkadaşları dünyanın en zengin Başbakanları arasında saydılar, milyarlarca dolarlık servetinden bahsettiler. O zamanda Cumhurbaşkanımız; ispat edin, ispat etmeyen namussuz, şerefsiz, alçaktır dedi. İspat edin size veriyim dedi. Bu para varsa size vereyim dedi. Şimdi dün yaptığı açıklamada da aynı şeyi söyledi. Ne dedi? Elinde belge varsa ortaya koy. İddiasını ispatla mükelleftir. İspat etmeyen namussuz alçaktır. Şimdi buradan ben de Kılıçdaroğlu’na söylüyorum. Elinde bir belge, bilgi, veri varsa bunları kamuoyuna açıklamayan namussuz, şerefsiz, alçak, müfterinin tekidir. Yoksa ben onu şimdiden açıklamıyorsa ben buradan namussuz, şerefsiz, alçak olarak ilan ediyorum. İnsanların itibarıyla, haysiyetiyle, şerefiyle soru sorarak itibar suikastı kimse yapmamalıdır. Şimdi maalesef Cumhuriyet Halk Partisi soru sorarak itibar suikastı yapıyor. Bak şöyle bir konu var. Siz açıklayın açıklamazsanız biz açıklayacağız. Ya açıkla diyoruz o zaman, elinde belge varsa açıkla açıklamıyor. Adil Öksüz işte efendim casustur dedi. Açıkla. Açıklamadı. İşte şu kadar bakan, vekil şöyledir. Açıkla. Açıklamıyor. Ya sonradan iftira ediyor. Yeni bir moda. Sonradan iftira ediyor."

CHP' Li ÖZEL: YARIN İŞİ GÜCÜ BIRAK

Bu sözlerin ardından CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Twitter hesabından Recep Tayyip Erdoğan'a cağrıda bulundu. Özel, "Yarın işi gücü bırak Genel Başkanımız Sayın Kemal kılıçdaroğlu'nun yapacağı grup toplantısını pür dikkat izle" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin de Antalya'da şu açıklamalarda bulundu: "Kemal Kılıçdaroğlu geçen salı günü grup toplantısında çok net anlaşılabilir, herkesin anlayabileceği sorular sordu. Örneğin İsviçre bankalarında bir yabancı gazetenin haberine dayalı, burada paranız var mı yok mu, yoksa evet yoktur ve bu konuda tıpkı Sayın Baykal'ın geçmiş dönemdeki 'İsviçre bankalarında param yoktur' deyip mahkemeye verip soruşturma başlattığı gibi siz de bu yöntemi deneyebilirdiniz. Ama bu yöntemi de denemediğinize göre elbette ki insanların kafalarında soru işaretleri oluşuyor. Şimdi sayın genel başkanımızın salı günü sormuş olduğu çok net soru şu. Hepimiz çok iyi biliriz ki, Sayın Kılıçdaroğlu'nun hayatında yalan da yoktur, fıtratında da iftira yoktur. Sayın Kılıçdaroğlu belgeye, bilgiye dayalı konuşan bir liderdir. Birincisi şu, sizinle ilgili herhangi bir şey söylediğini zannetmiyorum. Ama Sayın Erdoğan dün üslubunu sertleştirerek gerçekten hiçbir siyasi üsluba yakışmayacak şekilde hakarete varan cümleleri kullanması son derece manidardır."

Belge tartışmasıyla ilgili “Yarın hep beraber göreceğiz" sözlerinin sorulduğu Gürsel Tekin, “Bilemiyorum belge açıklanır mı açıklanmaz mı ama Sayın Kılıçdaroğlu belgeye, bilgiye dayalı olmayan hiçbir iddiası, konuşması olmaz. Geçmiş dönemde de olmamıştır ve şimdi de olmaz. Hatta şöyle bir şey de söylüyor, 'Geçmişte de bir sürü iftira attı.' Valla bir tanesini hatırlatsınlar onlardan özür dileyeceğim. Sayın Kılıçdaroğlu bugüne kadar hiç kimseye iftira da atmamıştır, olmayan bir şeyi de konuşmamıştı." dedi.