Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Daire Başkanlığı 11-15 Aralık 2017 tarihileri arası Antalya'da "Özel Güvenlik Hizmetlerini Geliştirme Çalıştayı" düzenledi.

Tüm özel güvenlik sektörünün sorunlarının tartışıldığı çalıştayın okul güvenliği bölümünde, Türkiye'de Güvenli Okul kavramını ülke gündemine taşıyan kişi olan CSG City Security Group Yönetim Kurulu Başkanı ve Bahçeşehir Üniversitesi Özel Güvenlik ve Koruma Programı Genel Koordinatörü Osman Öztürk, okul güvenliği ve iklimine ilişkin projeksiyonları içeren bir sunum ve konuşma yaptı.

Konuşmasında Türkiye'de öğrencilerin kendini güvende hissettiği bir okul ikliminin yaratılmasının okullardaki akademik başarıyı artıracağını belirten Öztürk;

“Kaygı, korku ve şiddetin olmadığı barışçıl ve özgür bir okul ortamı her okulun en önemli ihtiyacıdır. Bunun için her okulda “Güvenli Okul Projesi”nin uygulamaya konulması, herkesin mutlu olduğu bir okul iklimi oluşturulmalı ve okullarda olabilecek veya öğrencilerin karşılaşabilecekleri tüm risk ve tehlikelere karşı güçlü bir güvenlik yönetiminin oluşturulması gerekmektedir. Güvenlik risk ve tehlikelerinin minimize edilebilmesi için öncelikle okul güvenliği risk haritaları çıkartılmalıdır. Güvenli okulların oluşturulabilmesi için yasal mevzuatlar doğrultusunda güvenli okul standartlarının belirlenerek her okulda uygulanması önemlidir. Okul paydaşlarının yani öğrenci, öğretmen ve okul çalışanlarının kendilerini fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan özgür ve güvende hissettiği bir okul ülkemizin ve öğrencilerimizin geleceği için olması gereken okuldur.

CSG City Security Group ve Bahçeşehir Üniversitesi tarafından geliştirilen Güvenli Okul Ölçeği’nin öğrenci formu 2017 yılında Türkiye genelinde 23 okulda 2471 öğrenciye uygulanmıştır. Uygulamaya ilkokuldan liseye tüm öğrenim düzeyinde öğrenciler katılmıştır. Bu araştırma sonuçlarına göre;

1.      Öğrencilerin %78’i okullarında kendini güvende hissederken, %22’si okulunda kendini güvende hissetmemektedir.

2.      Öğrencilerin %70’ine göre okul binası deprem, yangın, sel, toprak kayması, çığ gibi doğal afetlere karşı dayanıklı ve hazırlıklıyken, % 30’una göre dayanıksız ve hazırlıksızdır.

3.      Öğrencilerin %58’i okulları tarafından yangın, terör, siber saldırı, şiddet, servis kazaları vb. gibi durumlar için alınan önlemler ve yapılması gerekenler konusunda bilgilendirilmişken, %42’si  bilgilendirilmemiştir.

4.      Öğrencilerin %84’üne göre okulunda veli, ziyaretçi ve diğer kişilerin giriş-çıkışlarının kayıt kontrol ve denetimi yapılmaktayken  %16’sına göre yapılmamaktadır.

5.      Öğrencilerin %75’ine göre servis şoförü ve servis rehberi serviste  bulundukları sırada güvenliklerini sağlarken, % 25’ine göre sağlamamaktadır.

6.      Öğrencilerin %77’si okul servislerine güvenli bir alanda inip binerken, %23’ü ise güvenli bir alanda binip inmemektedir.

7.      Öğrencilerin %43’üne göre okul giriş çıkışlarında trafik yoğunluğu yaşanmamaktayken, %57’sine göre yaşanmaktadır.

8.      Öğrencilerin %81’ine göre okul, şiddet ve saldırı olaylarının yaşandığı bir çevrede değilken, %19’na göre güvensiz bir bölgededir.

9.      Öğrencilerin %62’sine göre okullarında akran zorbalığı yaşanmazken, %38’una göre yaşanmaktadır.

10.  Öğrencilerin %59’na göre okullarında çeteleşme olaylarının yaşanmazken, %41’ine göre yaşanmaktadır. 

11.  Öğrencilerin %73’üne göre okullarında madde kullanımı olayları yaşanmazken, % 27’sine göre yaşanmaktadır.

12.  Öğrencilerin %78’ine göre okulun yakınında zararlı maddeler satılıp kullanılmamakta, %22’sine göre ise satılıp kullanılmaktadır.

13.  Öğrencilerin %72’sine göre öğretmenler, öğrenciler, veliler, okul yönetimi ve okul personelinin arasında güçlü bir iletişim ve işbirliği varken, %28’ine göre yoktur. 

Bu nedenle okullarda en çok öğrenci öğretmen ve velileri endişelendiren ve okul güvenliğini olumsuz etkileyen risk faktörlerinin koruyucu, önleyici ve müdahale edici çalışmalarla önlenmesi amaçlanmalıdır. Bu açıdan okul ve çevresinin okul, kolluk, aile ve ilgili tüm kurumların işbirliği ile güvenli hale dönüştürülmesi, ortak bir akıl ve proaktif bir güvenlik yönetimi oluşturulması zorunludur. Yarını güvence altına almak için bugünden sorunları öngörmeli ve buna yönelik çözümler üretmeliyiz. ABD, Almanya, Finlandiya, Fransa ve Kanada gibi ülkelerde yaşanan okullara yönelik saldırı ve silahlı katliam türü olayların olmaması için gerekli önlemleri şimdiden planlamalı ve almalıyız. Özellikle okullar antisosyal davranış gösteren genç ve çocukların problemlerinin artmasına karşı en iyi çözüm bulabilecekleri yerlerdir. Okul güvenliği uygulamaları okul disiplini kurmak ve şiddet olaylarını azaltmak adına pozitif bir etkileyicidir.  Okullar, çocuklar için en güvenli yerlerden birisi olmalıdır. Güvenli okullarda öğrenciler için zarar oluşturabilecek her türlü risk minimize edilir.

Öğrenci güvenliği açısından en önemli risklerden biri çocukların serviste okulda ve okul çevresinde karşılaştıkları şiddet ve akran zorbalığı olaylarıdır. Bu olayların varlığı çocukların okula yabancılaşmasına okulu sevmemesine, okulu asmak, okuldan kaçmak ve okul terkine kadar giden zincirleme olaylara varabilir ve bu okulun akademik başarısını etkiler.

Okulu asmak, suçların başlaması için giriş kapısı kabul edilmektedir. Okuldan kaçma oranlarının yüksek olması, vandalizm ve hırsızlık olaylarının oranının artmasına da etki eder. ABD’de bir eğitim merkezinin yapmış olduğu araştırmaya göre okulu asmak, öğrencilerin suç davranışları göstermesi için en büyük belirleyicidir.

·         Minneapolis’te, kaçak öğrencilere karşı polis mücadelesi başladıktan sonra suç oranı %68 oranında düşmüştür.

·         Miami’de suç işleyenlerin %71’i, 13-16 yaş arasındadır.

·         San Diego’da suçlar genel olarak sabah 08.30 ile öğlen 13.30 arasındadır.

Her okul ve kuruluş gençleri okulu asmaktan alıkoymak için adım adım önlemler almalıdırlar. Bu önlemler, aileler, okul yöneticileri, öğretmenler, sosyal kuruluşlar tarafından alınmalıdır.” dedi ve bu konudaki önerilerini sıraladı:

-Güçlü bir “Okul Güvenlik Yönetimi” oluşturulmalı. Okul güvenliğini sağlamaya ve sürdürmeye yönelik politikalar tutarlı olarak uygulanmalıdır.

-Okul bina ve eklerinin mimari tasarımı, fiziki yapıları, donatıları ve kullanılan malzemeler güvenli olmalıdır.

-Okul güvenliği risk haritası oluşturularak tüm risk ve tehlikeler belirlenmeli. Öngörülen risk ve tehlikelere göre gerekli önlemler planlanmalıdır.

-Okul ve çevresinde paydaşlar için risk oluşturan tüm faktörler minimize edilmelidir.

-Çok paydaşlı ve bileşenli bir konu olan okul güvenliği için okul, aile, toplum, kolluk ve kamu kurumları arasında etkin bir iş birliği sağlanmalıdır.

-Okul yolu ve servis güvenliği paydaşlar arası bir eş güdümle planlanmalı. Servis paydaşlarının eğitim ve denetimleri yetkili kurumlar tarafından duyarlılıkla yapılmalı. Bu konuda güçlü bir okul-veli-kamu-kolluk iş birliği oluşturulmalıdır.

-Okul ve çevresindeki şiddete karşı okul yönetimleri tarafından koruyucu, önleyici ve müdahale edici okul politikaları uygulamaya konulmalıdır. 

-Okullarda yasal yetkisi olmayan bekçi ve danışman gibi görevliler yerine yasal yetki ve uzmanlıkları olan özel güvenlik görevlileri bulunmalıdır.

-Okul ve öğrenci güvenliği için okul çevresindeki trafik, şiddet, vandalizm, hırsızlık, uyuşturucu ve bağımlılık risklerine karşı okul çevre güvenliği tüm bileşenler ve paydaşlar açısından analiz edilerek etkin yöntemler ve önlemler belirlenmelidir.

-Acil durum ve kriz yönetimi ile ilgili önleme ve müdahale programları geniş kapsamlı, eş güdümlü ve periyodik olarak uygulanmalıdır.

-Okul giriş-çıkış, teneffüs ve öğle saatlerinde şiddet riski arttığından denetim ve kontroller artırılmalıdır. 

-Okul paydaşlarının okula bağlılığı ve aidiyet duygusu geliştirilmelidir.