o.ozturk @ ajansinternet.com

ANNELER-BABALAR DİKKAT!

Zehir tacirleri her gün yeni bir hayatı karartıyor. Son zamanlarda artan ve medyaya yansıyan görüntüler tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor...

Uyuşturucu tehlikesi çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için büyük bir risk oluşturuyor. Ancak bu riskin gerçek boyutlarının farkında değiliz. İşte Güvenli Okul Uyuşturucu Bağımlılığı ile mücadele stratejileri...

UYUŞTURUCU MADDE NEDİR?

Uyuşturucu madde, sakinleştirici veya uyarıcı etkileri olan, kişide kullanımına bağlı daha fazla kullanma isteği uyandıran ve alınmadığında yoksunluk belirtileri gösteren bitkisel kökenli veya bir takım kimyasal bileşenlerin bir araya gelmesiyle oluşmuş sentetik moleküllerden, merkezi sinir sistemini etkileyerek fiziksel veya ruhsal bağımlılık hallerine yol açan bütün maddelerdir. Uyuşturucu bağımlılığı ise, yasal veya yasadışı bir maddenin tüm olumsuzluklarına rağmen kullanılmaya devam edilmesidir.

ZEHİR TACİRLERİ İŞBAŞINDA

Madde bağımlılığı ve uyuşturucu madde kullanımı her zaman yarattığı korku, suç riski ve sağlık sorunları nedeniyle her ülkenin ve her ailenin kabus oldu. Son dönemde bonzai gibi ucuza pazarlanan ve kolay ulaşılabilir olan sentetik uyuşturucular yüzünden gençlerimiz ölümün ve yaşamsal sorunların tuzağına düşmeye başladı. Medyaya yansıyan haberlerin ışığında bir projeksiyon yaptığımızda tehlikenin sanılandan daha endişe verici düzeye ulaştığı hemen fark ediliyor. Sokaklarda, park ve bahçelerde yarı baygın dolaşan ya da yatan gençlerin varlığı bu endişe ve korkuyu daha da çok gözler önüne seriyor.

SUÇA EĞİLİMİ ARTIRIYOR

Resmi verilere göre Türkiye'de 2015 yılında suça sürüklenen ve güvenlik birimlerine getirilen çocuk sayısı bir önceki yıla göre yüzde 4,4 oranında artarak 303 bin 210 oldu. Çocukların yüzde 57,4/15-17 yaş grubunda, yüzde 18,9 ise 11 yaş ve altı çocuklardan oluşuyor.

Suça karışan çocukların sayısı 118 bin 245 ve bu çocukların yüzde 36'sı yani 42 bin 557 çocuk bağımlılık içeren madde kullandı.

KORKUNÇ BİLANÇO: 29 MİLYON BAĞIMLI

Birleşmiş Milletler tarafından uyuşturucu bağımlılığı ve kaçakçılığına dikkat çekmek amacıyla hazırlanan 2016 Dünya Uyuşturucu Raporu'na göre; dünya genelinde uyuşturucu bağımlılarının sayısı 29 milyona ulaştı. Her  6 kişiden sadece biri tedavi oluyor. Bu rapora göre yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 5'i yani 15-64 yaş grubu arasındaki 250 milyon kişinin 2014 yılında en az bir uyuşturucu madde kullandığı görülüyor. Uyuşturucuya bağlı ölüm oranı ise 207 bin. Dünya çapında en yaygın kullanılan uyuşturucu olan esrarın kullanıcı sayısı 183 milyon olarak tahmin ediliyor.

AVRUPA'YI TEHDİT EDİYOR

Sıralamada amfetaminler ikinci sırada geliyor ve 33 milyon kişi tarafından kullanılıyor. Bu rapora göre erkekler esrar ve amfetamin kadınlar ise opioid ya da sakinleştirici kullanıyorlar. Uyuşturucuya bağlı ölümler Asya'da 85 bin 900, Amerika'da 52 bin 500, Afrika'da 39 bin 200 olarak kaydedildi. Avrupa'da kokain kullanıcı sayısı 4 milyona yükseldi. Avrupa illegal uyuşturucu pazarında esrar en büyük payı teşkil ediyor. Esrar en yaygın üretilen ve en çok kaçakçılığı yapılan uyuşturucu olma özelliğini koruyor. Sentetik uyuşturucu kullanımı ve ticareti de her geçen gün artıyor.

SANAL DÜNYAYA DİKKAT!

Özellikle "dark net" olarak bilinen internet üzerindeki gizli pazarda yapılan uyuşturucu ticaretinin son yıllarda gittikçe arttığı gözleniyor. Bu yöntemin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde uyuşturucuya erişimi kolaylaştırarak yeni kullanıcıları cezbettiği görülüyor. Bu durum endişe verici. Yapılan değerlendirmelerde esrarın yüzde 25'i, ekstazi türü uyuşturucuların yüzde 40'ı, hallüsinojen türü olan LSD'lerin yüzde 30'u internet ortamında satılıyor.

RAPORDAKİ ÇARPICI RAKAMLAR

2016 Avrupa Uyuşturucu Raporu uyuşturucu kullanımı, uyuşturucu sorunları ve uyuşturucu pazarlarına ilişkin güncel ve üst düzey bir bakış ile uyuşturucu politikalarını analiz ediyor. Bu rapora göre 2016 yılında uyuşturucu kullanımına ilişkin tahminler şöyle;

-Esrar; 15-64 yaş grubunda 22,1 milyon kişi esrar kullanıyor.

-Kokain; 15-64 yaş grubunda 3,6 milyon kişi kullanıyor.

-Amfetaminler; 1,6 milyon kişi.

-Opioidler; yüksek riskli opioid kullanıcı sayısı 2,1 milyon.

TÜRKİYE GEÇİŞ GÜZERGÂHINDA

Doğudan-batıya uyuşturucu sevkiyatının geçiş güzergâhında bulunan Türkiye, uyuşturucu ile mücadele konusunda en önemli ülkelerin başında geliyor.

Dünya Uyuşturucu Raporu’na göre Türkiye, ele geçirilen eroinde Avrupa’da ilk sırada yer alıyor.

2016 yılında hazırlanan Avrupa Uyuşturucu Raporu’nda ise Avrupa genelinde bulunan 6 milyon 155 bin 434 ecstasy tabletinin yaklaşık yüzde 60’ını Türk güvenlik ekiplerinin ele geçirdiği belirtildi.

611 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Adli tıp kurumlarının ölüm nedenlerine ilişkin raporlarına göre, Türkiye’de 2016 yılında 243’ü doğrudan, 368’i dolaylı olmak üzere 611 kişi uyuşturucudan hayatını kaybetti.

Uyuşturucu ile Mücadele Daire Başkanlığı’nın verilerine göre uyuşturucu kullanımı bir önceki yıla göre yüzde 28 artarken, uyuşturucu-madde bağımlısı sayısı 200 bine ulaştı.

İstatistiklere göre uyuşturucu kullanma yaşı 11’e kadar düştü. Uyuşturucu kullananlara bakıldığında ise yaş ortalamasının 18-20 aralığında bulunduğu kaydedildi.

Emniyet’in verilerine göre 2016’da 24 bin 592 operasyon yapıldı. 114 bin 657 kilo esrar, 5 bin 47 kilo eroin, 211 kilo afyon, 621 kilo kokain, 10 milyon 81 bin 183 adet hap, 547 kilo bonzai, 143 kilogram metamfetamin, 82 milyon 540 bin 597 kök hint keneviri ele geçirildi. 38 bin 160 kişi gözaltına alındı.

2011 yılında yapılan TUBİM Okul Çocukları Araştırması'na göre;

*Okul çocukları çalışmasında yaşam boyu madde kullanım sıklığı yüzde 1,5'dir. Yüzde 1,1'inim ailesinde tütün ya da alkol dışında başka madde kullanan birisi vardır ve yüzde 87,4'ü anne/baba/kardeşlerden birisidir. Maddeyi ilk kez kullanma yaş ortalaması ise 14.

*Tüm kullandığı maddeyi bildirenler içinde esrar ve türevleri yüzde 84 ile ilk sırayı alırken, peşi sıra yüzde 32,9 ile uçucular ve yüzde 22,7 ile uyarıcılar gelmektedir. Esrar, kullandığı maddeyi bildirenler içinde ilk tercihte yüzde 61,3, ikinci tercihte yüzde 39, üçüncü tercihte yüzde 25 sıklıkla ilk sıralarda da yer alıyor.

15-24 YAŞ ARASI KRİTİK

Uyuşturucu sorunu sadece kullananları değil, çevresinde bulunan kişileri de etkileme riski barındıran, sosyal yönü olan bir olgudur. Bu gerçekten hareketle, gerçekleştirilecek önleme faaliyetlerinde risk altında bulunan hedef gruplara önem verilmeli, okul, aile ve toplum düzeyinde yapılacak önleme faaliyetleri, bu grupların taşıdıkları risk potansiyeli göz önünde bulundurularak yerine getirilmelidir.

Türkiye'de yürütülen önleme faaliyetlerinin büyük bir kısmını uyuşturucu maddelerin zararlarının ve neden olduğu sonuçların anlatıldığı seminer,  tiyatro, afiş-broşür çalışmaları veya medya aracılığıyla gerçekleştirilen programlar olduğu görülmektedir. Türkiye'deki önleme çalışmalarının daha çok, uyuşturucu kullanımına başlama yaşının yoğunlaştığı 15-24 yaş arasındaki gençleri hedef almakla birlikte, bunun yanında aileler, öğretmenler, kamu görevlileri ve sivil toplum örgütleri de önleme çalışmalarındaki diğer hedef grupları oluşturmaktadır.

OKUL ODAKLI ÖNLEME

Eğitim kurumları, uyuşturucu kullanımının önlenmesine yönelik faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için uygun özelliklere sahip yapılardır. Hem ortamın eğitici içeriğin verilmesini daha kolay kılması hem de öğrencilerin bilgiyi alma ve benimsemeye daha hazır bulunmaları, okulların bağımlılık yapıcı maddelerden gençleri korumak için önemini ortaya koymaktadır.

Okul odaklı önleme kapsamında, rehber öğretmenler ve rehberlik araştırma merkezleri tarafından gerçekleştirilen önleme faaliyetlerinin yanı sıra, ILTEM görevlilerince okullarda gerçekleştirilen önleme faaliyetleriyle, gençlerin uyuşturucu maddelerden korunması hedeflenmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilerin hayata hazırlanmaları, sorunlarla baş edebilmeleri, madde kullanımı gibi zararlı teklifler karşısında nasıl davranmaları gerektiği konularında bilinçlendirilmeleri amacıyla ülke genelinde seminer ve konferanslar gerçekleştirilmektedir.

Okullarda rehberlik servisleri ile il ve ilçelerde bulunan rehberlik ve araştırma merkezleri aracılığıyla yapılan koruma ve önleme odaklı başlıca çalışmalar ise şu şekildedir:

-Öğrencilere, öğretmenlere ve okul idaresine madde bağımlılığı ve zararlı alışkanlıklardan korunma gibi hususlarda bilinçlendirme çalışmaları yapılması,

-Hayır Diyebilme Beceri Eğitimi, İletişim Becerileri ve Çatışma Çözme Becerileri programlarının uygulanması,

-Okul çevresinde yer alan İnternet kafelerin, büfe ve oyun salonlarının, servis şoförlerinin vb. kişi ve birimlerin bilinçlendirilmesinin sağlanması.

TUBİM Madde Kullanımı ile Mücadele görevlileri tarafından okullarda seminer,  konferans,  tiyatro,  film gösterimi, afiş ve broşür dağıtımı şeklinde faaliyetler gerçekleştirilmektedir. TUBIM tarafından düzenlenen Madde Kullanımı ile Mücadele Temel Eğitimini alan görevliler, bu faaliyetlerde uyuşturucu maddenin zararları, gençlerin bu maddelerden nasıl uzak durabileceği, nelere dikkat edeceği ve bu konuda birey için tehdit oluşturacak unsurlar gibi konu başlıklarına yer vermektedir.

-Aile Odaklı Önleme

Çocuk ve gençleri zararlı alışkanlıklardan korumak için en önemli görev hiç şüphesiz ailelere düşmektedir. Aileler,  yaşam boyu çocuklarının hem maddi hem de manevi anlamda gelişimlerine öncülük ederler. Bu açıdan iyi bir anne baba olmanın ölçütlerinden birisi de ebeveynlerin çocuklarını, özellikle uyuşturucu maddeler ve genel olarak bütün zararlı alışkanlıklardan ne ölçüde koruduklarıyla ilgilidir.

Ebeveynler, çocuklarının uyuşturucu kullanımına başlamaları konusundaki mevcut risklerin ortadan kaldırılması için önlem almalı, çocuklarının yakın arkadaşlarını tanımalı, okul hayatlarına dair bilgi sahibi olmalıdırlar. Anne-baba tarafından verilen iyi bir eğitimin yanı sıra, çocukların sağlıklı bir iklimde büyümeleri için gerekli koşulların oluşturulması da ebeveynlerin öncelikli sorumlulukları arasındadır.

Tüm bu amaçların gerçekleştirilmesi için anne babalara yönelik yapılan önleme faaliyetleri aile odaklı önleme kapsamında değerlendirilmektedir.

Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığınca;

-0-18 Yaş Aile Eğitimi Programı, 7-19 Yaş Aile Rehberliği Programı uygulayıcılarının ülke genelinde yaygınlaştırılarak anne ve babalara eğitimler verilmesi,

-Okul rehberlik servisleri ve rehberlik ve araştırma merkezleri tarafından ailelere madde bağımlılığı ve zararlı alışkanlıklardan korunma ile ilgili bilinçlendirme çalışmaları yapılması,

-Veli toplantılarında, öğretmenler ve rehberlik öğretmenleri tarafından öğrencilerin zararlı alışkanlıklardan korunması ve ergenlik dönemi özellikleri konusunda ailelere bilgi verilmesi gibi çalışmalar gerçekleştirilmektedir.

Bunun yanında yetkili birimler aracılığıyla ailelere yönelik uyuşturucu kullanımının önlenmesi amacıyla bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Bu doğrultuda 2013 yılında gerçekleştirilen faaliyetlerle 62 bin 244 ebeveyne bilinçlendirme faaliyeti gerçekleştirilmiştir.

-Toplum Odaklı Önleme

Toplum odaklı önleme faaliyetleri spesifik olarak belli bir kitleyi hedef almayan, genel olarak uyuşturucu maddeler konusunda toplumdaki bilinç düzeyini artırmak için gerçekleştirilen faaliyetlerdir. Toplumun bağımlılığa bakışı ve toplumdaki bağımlılık algısı uyuşturucu kullanım oranlarını etkilemektedir.

-Çocuk ve Gençlere Yönelik Önleme

Çocuk ve gençler, bağımlılık yapıcı maddeler konusunda risk altında bulunan gruplar arasında yer almaktadırlar. Uyuşturucu maddenin yanı sıra geçiş maddesi olma özelliği bulunan tütün ve alkol de çocuk ve gençlerin korunması gereken bağımlılık yapıcı maddelerdendir.

-Sokakta Yaşayan/Çalışan Çocuklara Yönelik Önleme

Sokakta yaşayan veya çalışan çocukların bağımlılık yapıcı maddelerle tanışma riski daha yüksektir. Aile faktörünün bulunmayışı ve kullanıcı gruplarıyla daha yakın temas içerisinde olmaları, bu grupların uyuşturucu madde kullanmaya başlamalarını kolaylaştırmaktadır. Bu etmenler, bu grupta yer alan çocukların özel bir ilgi ve bakıma ihtiyaçları olduğunu göstermekte ve bu gruba yönelik kapsamlı önlemlerin alınmasını gerekli kılmaktadır.

-Birey Odaklı Önleme

Birey odaklı önleme, her bir bireyi ayrı ayrı ele alıp önleme faaliyetlerinin bireyin sahip olduğu özelliğe göre şekillenmesi, önleme faaliyetlerinin bireye özgü hale getirilmesidir. Birey odaklı önleme Türkiye'de eksikliği yoğun olarak hissedilen bir önleme türüdür. Sivil toplum kuruluşları tarafından bu alanda gerçekleştirilen küçük ölçekli çalışmalar mevcuttur. Bu yapıların başarılı bir şekilde uygulanan örnekleri model alınarak ülke çapında artırılması yararlı olacaktır.

-Ulusal ve Yerel Medya Kampanyaları

Yazılı ve görsel medya, kitlelere mesajın en etkili ve çabuk bir şekilde iletilmesinde kullanılan iletişim araçlarındandır. Bu yönüyle, topluma verilecek yararlı mesajların iletilmesinde de kullanılması yarar sağlayacaktır. Kamu spotlarıyla ve programlara yerleştirilen mesajlarla toplum bilgilendirilmeli, bağımlılık yapıcı maddelerden uzak durmaları işlenmelidir.

Osman ÖZTÜRK
CSG City Security Group
Yönetim Kurulu Başkanı