o.ozturk @ ajansinternet.com

Bir tatil döneminin daha sonuna geldik. Yoğun geçen yaz günlerinde kaygı, korku ve endişe duyduğumuz birçok sorun yaşadık. Ülkemizin huzur ve güvenliğini etkileyen olaylar ve en önemlisi de demokrasimize yönelik haince düzenlenmiş bir darbe girişimiyle karşılaştık. FETÖ terör örgütünün yönlendirdiği ve değişik kurumlara sızmış terör yapılarının gerçekleştirdiği bu eylemler başta güvenlik kuvvetlerimiz olmak üzere cumhuriyet ve demokrasi değerlerini içselleştirmiş Türk halkının eşsiz direnci ile önlenerek sorumluları adalet önüne çıkarılmaya başlandı. Tatil ayları öğrenci ve öğretmenlerin bir yılın yorgunluğunu attıkları ve yeni bir eğitim dönemine hazırlandıkları zamanlar olsa da okul tatil yapmaz. Her okul eksiklikleri ve sorunları ile öğrencilerini bekler.

Okul zili yakında çalacak ve okul bahçeleri öğrencilerin sevinç çığlıklarıyla dolacak. Öğrenciler öğretmenlerine ve sınıflarına kavuşacak. Ancak yaşanan terör ve darbe olayları gibi tüm şiddet olaylarının çocuklar ve öğretmenler üzerinde yarattığı psikolojik etkilerin incelenmesi ve çocuklara psikolojik destekler sağlanması gerekiyor.

Okullarımız güvenli bir okul yaşamı için yeni eğitim-öğretim dönemine nasıl hazırlanmalı ve neler yapmalı?

Öncelikle okullarda, güvenli okul standartlarına göre risk analizleri yapılarak "Okul risk haritaları" çıkartılmalı. Okul binası ve kampüslerinin mimari tasarımlarından, fiziksel yapılarına kadar çocukların sosyal, kültürel ve sportif aktiviteler yapmalarına olanak sağlayan bir yapısallık içermesi sağlanmalıdır. Fiziki yapılarının ve kullanılan malzeme ve donanımların güvenli ve sağlam olması olası yaralanma ve kazaların olmaması için önemlidir. Okullarda hijyenik ortamın sağlanması okul sağlığı açısından gereklidir. Temizlik, bakım ve ilaçlamaların eksiksiz yapılması okul ortamının sağlıklı olması ve okul paydaşlarının sağlıklı bir iklimde yaşamaları için şarttır.

Okullar Güvenli Bir Okul İklimine Sahip Olmalı!

Türkiye'de okullar öğrenci, öğretmen ve çalışanların kendini fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan özgür, barışçıl ve iyi hissettiği bir okul iklimine sahip olmalıdır. Öğrenci ve öğretmenlerin sevinç ve mutlulukla okula geldiği ve eğitimlerini gerçekleştirdikleri bir okul yaşamı oluşturulmalıdır. Yine okul paydaşlarının duydukları bağlılık ve aidiyet duyguları da buna bağlı olarak yüksek olmalıdır.

Okul Risk Haritası Hazırlanmalı ve Riskler Belirlenmeli

Okul güvenliğini olumsuz etkileyen iç ve dış tüm faktörler ve riskler detaylı bir şekilde analiz edilerek belirlenmelidir.

Türkiye gibi deprem kuşağında bulunan bir ülkede toplu yaşam alanları olan okullarda proaktif bir acil durum ve kriz yönetiminin oluşturulması zorunludur. Deprem, yangın, su baskını, yanında olası güvenlik risk ve tehlikelerine karşı okul toplumunun bilinçlendirilmesi güvenli bir okul yaşamı için olmazsa olmazlardandır. Bu amaçla okullarda güvenlik yönetiminin ve yapılarının oluşturulması, güvenlik planlarının hazırlanması ve sürekli uygulamalarla pratiğe dönüştürülmesi olası can ve mal kaybını önleyecektir. Eğer riski önceden öngöremezsek ona karşı bir önlem de planlayamayız.

Her geçen gün terör eylemleri başta olmak üzere, şiddet, hırsızlık, vandalizm, okul çeteleri ve uyuşturucu tehlikesi ile karşı karşıya olan okullarımızda güvenli okul standartlarının uygulanmaması büyük bir eksikliktir. Çocuklarımızı yarınlara hazırlayan okulların %85'inde güvenlik görevlilerinin olmayışı ise büyük bir risk değil midir? Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı araştırmaya göre, okulların %61'inde hiçbir güvenlik görevlisi bulunmuyor. Yönetici ve öğretmenlerin yaklaşık üçte birinin okullarda güvenli ortamın oluşturulması için hiçbir seminer, konferans veya hizmet içi eğitim almadıkları belirlenmiştir. Güvenlik uygulamaları ile ilgili eğitim alanların oranı ise, %7'dir.

Bu arada öğrencilerin %15'i okula kesici, delici alet ve silahla geliyor, %8'i çete üyesi ve %7'si en az bir kere uyuşturucu denediği TBMM tarafından yapılan araştırmanın sonuçları olarak karşımıza çıkıyor.

2013 BAU-İksara-CSG araştırması da benzer sonuçlar veriyor. İstanbul'da ailelerin %73'ü çocukları okulda bulunduğu saatlerde güvenliğinden endişe duyuyor. %64'ü çocuğu okula giderken okul yolunda güvenliğinden endişe duyuyor. Okul yolu risklerle dolu olsa da alınacak önlem, yapılacak denetim ve bilinçlendirici çalışmalarla bu riskleri azaltmak mümkün. Okul servislerinde sürücü ve rehberlerin olumsuz davranışlarından kaynaklanan sorunların eğitim ve denetimlerle giderilmesi gereklidir.

Güvenlik denilince sadece okula dışarıdan yönelen tehdit ve tehlikeleri algılıyoruz. Aslında şiddet okulun içinde. Öğrencilere göre okulların %74'ünde sözlü ve fiziksel şiddet olayları yaşanıyor. En çok dikkat çeken şiddet olaylarının başında akran zorbalığı geliyor. Sözlü, fiziksel, ayrımcı, psikolojik şiddet, sözlü taciz, fiziksel taciz, duygusal ve cinsel taciz de yaygın. Siber akran zorbalığı da bilgi ve teknolojinin gelişmesine paralel olarak yaygınlaşıyor. Öğrencilerin %29'u siber akran zorbalığına uğruyor, %%11'i başkalarına uyguluyor, %47'si ise şahit oldukların belirtiyor.

Aileler ise okulda öğrencileri tehdit eden en büyük tehlike olarak uyuşturucu madde bağımlılığını ve kötü arkadaş çevresini görüyor.

2015 yılında İstanbul'da 11 ayrı okul çeşidinde yaptığımız Okul Güvenliği Araştırması sonuçları gösteriyor ki: okulların bulunduğu bölgelerin sosyo-kültürel ve ekonomik yapıları ile bölgesel şartlarından kaynaklanan sosyal faaliyetlerin yetersizliği okul iklimini olumsuz yönde etkiliyor ve okullarda bir güvenlik zafiyeti oluşturuyor.

İşte bu kadar çok araştırmanın gözler önüne serdiği tek gerçek, daha güvenli okulların gerekliliği.

Okulu asmak ve devamsızlık da öğrenciler için risk oluşturarak okul başarısını olumsuz etkiliyor. Okulu terk eden ve devamsızlık gösteren öğrenciler okul çevresinde suç ve tehlikelerle karşılaşıyor.

Okullarda eğitim etkinliklerinin sürdürülebilmesinin ön koşullarından en önemli olanı, okulda güvenliğin sağlanması ve okullarda şiddetin önlenerek öğrencilerin kendilerini güvende hissetmeleridir. Okul güvenliği sağlanırken, sadece okulun fiziksel anlamdaki güvenliğinden ziyade, üç boyutta (fiziksel, toplumsal, psikolojik) güvenlik faaliyetlerinin göz önünde bulundurulması önemlidir. Öğrencilerin okula yönelik algılarını ve bu algıları etkileyecek faktörleri belirlemek ve okullarda alınabilecek önlemleri düzenlemek güvenli okul çalışmasının amaçlarından biridir.

Okullar ve çevresinde oluşabilecek risk ve tehlikelerin önlenmesinde güçlü bir okul güvenliği algısının oluşturulması önemli. Okul-öğrenci-toplum-aile işbirliğinin sağlanması da önemli bir yöntem olarak öne çıkıyor. Ve sonuç olarak güvenli bir okul yaşamı için, şiddet, kaygı ve korkunun olmadığı bir okul iklimi yaratılması gerekiyor.

 

Osman ÖZTÜRK

CSG City Security Group

Yönetim Kurulu Başkanı-CEO