AB'ye çelik, alüminyum, çimento ve diğer ağır sanayi ürünlerinin ithalatı, 1 Ocak'tan itibaren ürettikleri CO2 emisyonları için ödeme yapmaya başlayacak. Bu önlem, AB'nin yabancı emsallerine kıyasla daha sıkı yükümlülüklerle karşı karşıya kalan AB üreticilerini korumayı amaçlıyor.
Bu adım, Avrupa sanayileri için adil rekabet sağlamayı hedeflese de, AB'nin karbon sınır vergisi olan Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması (CBAM), ticarette sürtüşmelere yol açabilir ve AB üyesi olmayan ülkelerle anlaşmazlıklara neden olabilir. Bu durum, Donald Trump'ın agresif küresel gümrük politikasıyla Beyaz Saray'a gelmesinden bu yana uluslararası sahnede artan ticaret kavgalarını daha da derinleştirebilir.
ABD, Ekim ayında Enerji Bakanı Chris Wright'ın Brüksel'e yaptığı resmi ziyarette, yasanın transatlantik ortaklar arasında büyük ticaret engelleri yaratacağını belirterek AB'ye yasayı geri çekmesi için baskı yaptı. Ayrıca, bu yılın başlarında ABD, AB mallarına uygulanan gümrük vergilerini üç katına çıkarmış ve çelik ile alüminyuma uygulanan vergileri yüzde 50'ye yükseltmişti.
Çin, Hindistan, Rusya ve Güney Afrika da AB'nin yasasına karşı çıkarak, bunun korumacılığa eşdeğer olduğunu savunuyor. Bazı ülkeler ise AB yasasının Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kurallarıyla uyumluluğunu sorguluyor.

