Yeşil Kart’a toplu fren: 19 “riskli ülke” listede

ABD, göç politikasında yeni ve sert bir adım attı.
Göçmenlik dairesi USCIS tarafından yayımlanan talimatla, “yüksek riskli” olarak nitelendirilen 19 ülkenin vatandaşları için göçmenlik başvuruları süresiz olarak durduruldu.

Bu karar;

Green Card (kalıcı oturum izni)
ABD vatandaşlığına geçiş başvuruları
Çalışma ve oturum izinleri
Sığınma ve iltica dosyaları
dahil olmak üzere neredeyse tüm göçmenlik işlemlerini kapsıyor.


Hangi ülkeler etkilendi? Türkiye listede yok

Karar, daha önce seyahat ve güvenlik bakımından kısıtlamaya tabi tutulan ülkelerle büyük ölçüde örtüşüyor. Tamamı Avrupa dışındaki 19 ülke şöyle:

Afganistan
Burma (Myanmar)
Çad
Kongo Cumhuriyeti
Ekvator Ginesi
Eritre
Haiti
İran
Libya
Somali
Sudan
Yemen
Burundi
Küba
Laos
Sierra Leone
Togo
Türkmenistan
Venezuela

Türkiye bu listeye dahil değil.
Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının mevcut vize, göçmenlik veya Yeşil Kart süreçleri bu karardan doğrudan etkilenmiyor. Ancak ABD’nin güvenlik odaklı yeni yaklaşımı nedeniyle tüm dünyadan yapılan başvuruların daha sıkı incelemeye tabi tutulması bekleniyor.


Beyaz Saray yakınındaki saldırı sonrası geldi

Kararın arka planında, Washington’da iki Ulusal Muhafız askerine yönelik silahlı saldırı ve saldırganın geçmişiyle ilgili tartışmalar yer alıyor. Olayın failinin, ABD’ye sığınmacı statüsüyle gelmiş olması, ülke içinde göçmenlik sistemine yönelik eleştirileri ve güvenlik kaygılarını artırmıştı.

Yeni talimatla birlikte:

19 ülkeden gelen yeni başvurular askıya alındı,
Bu ülkelerden olup hâlihazırda ABD’de bulunan ve daha önce onay almış kişilerin statüleri yeniden değerlendirilecek,
Gerek görülen dosyalar için ek mülakat, gözetim veya kolluk incelemesi gündeme gelebilecek.

Sadece yeni başvurular değil, eski onaylar da masada

Talimatın en dikkat çekici yanlarından biri, daha önce onaylanmış göçmenlik başvurularının da yeniden masaya yatırılacak olması.

USCIS, 19 ülkeden gelmiş ve son yıllarda ABD’ye giriş yapmış kişiler için;

Verilmiş Green Card, oturum izni ve benzeri statüleri yeniden gözden geçirecek,
Başvuru sahiplerini gerekirse tekrar mülakata çağırabilecek,
Ulusal güvenlik açısından riskli görülen dosyalar için ilave adımlar atabilecek.
Göç uzmanları, bu yaklaşımın vize ve oturum dosyalarında büyük bir yığılma, ciddi gecikmeler ve başvuru sahipleri için uzun bir belirsizlik dönemi yaratabileceği uyarısında bulunuyor.


İnsan hakları savunucularından “toplu cezalandırma” tepkisi

Karar, insan hakları savunucuları ve bazı siyasetçiler tarafından sert şekilde eleştiriliyor.
Uygulama, eleştirilerde:

“Birkaç olay üzerinden tüm milletleri potansiyel suçlu ilan etmek,”
“Hukuki yollarla göç etmeye çalışan masum insanların önünü kesmek,”
“Toplu cezalandırma ve ayrımcılık”
olarak tanımlanıyor.

Tepkilerde, bu kararın:

Hukuka uygun şekilde başvuran on binlerce kişiyi belirsizliğe sürüklediği,
Çatışma bölgelerinden kaçan sığınmacıların güvenli ülke bulmasını daha da zorlaştırdığı,
ABD’nin uzun süredir savunduğu “bireysel değerlendirme” ve “hukukun üstünlüğü” ilkeleriyle çeliştiği ifade ediliyor.

Türk başvuru sahipleri ne bilmeli?

Karar, Türkiye vatandaşlarını doğrudan hedef almıyor.
Yine de ABD’ye yerleşmek, çalışmak ya da eğitim için gitmeyi planlayanlar açısından bazı sonuçlar söz konusu olabilir:

Küresel sistemde artan güvenlik taramaları nedeniyle;

Vize randevuları ve sonuçlanma süreleri uzayabilir,
Ek belge ve mülakat talepleri daha sık gündeme gelebilir.
Özellikle çatışma bölgelerine seyahat geçmişi olan, çoklu vatandaşlığa sahip ya da “riskli bölge” bağlantısı görülen kişilerin dosyalarında daha agresif bir inceleme süreci bekleniyor.

Uzmanlar, Türkiye’den başvuru yapmayı planlayanlara:

Belgeleri tam ve tutarlı hazırlamalarını,
Seyahat ve ikamet geçmişlerini ayrıntılı şekilde açıklamalarını,
Olası gecikmeleri hesaba katarak başvurularını erken dönemde yapmalarını tavsiye ediyor.