Türkiye, Suriye’nin kuzeyindeki terör örgütüne ilişkin politikasında yeni bir eşiğe geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar’daki Doha Forumu’nda yaptığı açıklamada, YPG/SDG’nin Mart ayında Şam yönetimiyle imzalanan entegrasyon anlaşmasını yerine getirmediğini vurgulayarak, yıl sonunu son tarih olarak işaret etti ve aksi durumda askeri müdahale ihtimalini açıkça dile getirdi.
Fidan, “Çeşitli yerel idari modeller mümkündür; ancak Suriye’de tek bir ulusal ordu olmalıdır. Silahlı yapıların bunun dışında kalmasına izin verilemez” diyerek, Ankara’nın temel çerçevesini özetledi.
Yıl sonu takvimi ilk kez bu kadar net
Reuters’ın aktardığına göre, Fidan açıklamasında, Mart 2025’te Şam ile imzalanan ve SDG’nin Suriye ordusuna entegre edilmesini öngören anlaşmanın sahada ilerlemediğini söyledi. Türkiye, bu anlaşmayı hem Suriye’nin toprak bütünlüğü hem de kendi sınır güvenliği açısından kritik görüyor.
Daha önce Ankara’daki temaslarda “sabırlarının tükendiği” mesajını veren Türk yetkililer, “fiili takvim yıl sonu” ifadesini kullanmış, olası bir askeri operasyonun bu sürecin gidişatına bağlı olacağını belirtmişti.
Türkiye: “Entegrasyon olmazsa askeri seçenek masada”
Türkiye, YPG’yi PKK’nın Suriye kolu ve “terör örgütü” olarak tanımlıyor; SDG’nin de bu yapının şemsiyesi altında olduğunu savunuyor. YPG ve SDG ise bu nitelendirmeyi reddediyor.
Fidan’ın son uyarısı, Ocak ayından bu yana yapılan açıklamaların en net olanı:
Ocak 2025’te, YPG’nin “ortadan kaldırılmasının yakın” olduğunu söylemiş, örgütün Suriye’nin geleceğinde yerinin olmadığını belirtmişti. Reuters
Yıl içinde farklı platformlarda, SDG/YPG’nin Şam’la yapılan entegrasyon sürecini geciktirdiğini ve “zaman kazanmaya çalıştığını” dile getirmişti.
Son açıklama ile birlikte Ankara, “ya entegrasyon ya askeri operasyon” çizgisini daha görünür hale getirmiş durumda.
Amaç: Suriye’de tek ordu, parçalanmaya izin yok
Ankara’nın mesajı yalnızca YPG’ye değil, Suriye’nin yeni yönetimine de gönderilmiş durumda. Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde “kalıcı bir silahlı yapı” bırakılmasına karşı çıkıyor ve ülkenin bölünmesine yol açabilecek her girişime müdahale edeceğini daha önce de dile getirmişti.
Yeni entegrasyon anlaşması:
SDG’nin Suriye Savunma Bakanlığı çatısı altında yeniden yapılandırılmasını,
Sınır kapıları ile petrol ve gaz sahalarının Şam’a devredilmesini,
Tüm silahlı aktörlerin uzun vadede tek bir ulusal komuta yapısına bağlanmasını öngörüyor.
Türkiye ise bu sürecin, YPG’nin bağımsız bir silahlı güç olarak ortadan kalkmasıyla sonuçlanması gerektiğini vurguluyor.
Ankara, diplomasi kapısını açık tutuyor ama ton sertleşti
Her ne kadar Fidan, önceliğin diplomasi ve entegrasyon sürecinin işletilmesi olduğunu vurgulasa da, yıl sonu vurgusu Ankara’nın sabrının sınırlı olduğuna işaret ediyor. Reuters ve bölgesel kaynaklara göre:
Türkiye, şu aşamada Suriye ile yürütülen güvenlik görüşmelerine ağırlık veriyor,
Ancak entegrasyon maddeleri hayata geçmezse, kademeli ve hedefli askeri adımlar dahil olmak üzere çeşitli senaryolar masada tutuluyor.
Ankara, olası bir operasyonun yalnızca kendi sınır güvenliğini değil, “Suriye’nin siyasi bütünlüğünü” koruma amaçlı olduğunu savunuyor. Eleştiriler ise böyle bir hamlenin, sahadaki kırılgan dengeyi bozabileceği ve siviller için yeni bir risk dalgası yaratabileceği yönünde.
YPG/SDG cephesinde belirsizlik sürüyor
SDG, daha önce yaptığı açıklamalarda Suriye ordusuna entegrasyona prensipte açık olduğunu, ancak sürecin “tarafsız ve doğrudan müzakere” ile yürütülmesi gerektiğini söylemişti.
Şu ana kadar:
Sahada tam anlamıyla birleşik bir komuta yapısı kurulmuş değil,
SDG, kontrol ettiği bölgelerinde yerel güvenlik ve idari mekanizmaları korumaya devam ediyor,
Türkiye destekli unsurlar ile SDG arasında zaman zaman çatışmalar yaşanıyor.
Bu tablo, hem Ankara’nın askeri uyarılarını hem de Şam’la yürütülen entegrasyon pazarlıklarını daha kritik hale getiriyor.
Yıl sonuna kadar ne olabilir?
Uzmanlara göre yıl sonuna kadar olası senaryolar özetle şöyle:
Entegrasyon sürecinde hızlanma: SDG ile Şam arasında somut takvim ve yeniden yapılanma adımları devreye girerse, Ankara üzerindeki baskı kısmen azalabilir.
Kısmi entegrasyon, kısmi müdahale: Bazı bölgelerde entegrasyon sağlanırken, özellikle Türkiye sınırına yakın alanlarda sınırlı askeri operasyonlar gündeme gelebilir.
Anlaşmazlık ve geniş ölçekli operasyon riski: Taraflar anlaşamaz ve YPG/SDG fiili durumunu korumaya çalışırsa, Ankara daha kapsamlı bir sınır ötesi harekât seçeneğini masaya koyabilir.
Türkiye’nin net mesajı ise şimdilik şöyle özetleniyor:
“Yıl sonuna kadar anlaşma uygulanmazsa, güvenlik boşluğunu kendi yöntemlerimizle doldururuz.”

