Gedik Yatırım’ın raporunda, küresel piyasaların 2026 yılına güçlü ancak seçici bir risk iştahıyla giriş yaptığı ve fiyatlamaların ana ekseninde yapay zeka ile yarı iletken temalarının yer almaya devam ettiği belirtildi.

Asya borsaları, teknoloji hisseleri öncülüğünde 2012’den bu yana yılın en iyi başlangıcını yaparken, bölgesel teknoloji endekslerinin rekor seviyelere yükselmesinin risk iştahının bu bölgeye odaklandığını gösterdiği ifade edilen raporda şu değerlendirmelere yer verildi:

“Yapay zeka ve çip odaklı şirketlerdeki halka arz haberleri, stratejik ortaklıklar ve kapasite artışlarına yönelik beklentiler özellikle Çin ve Hong Kong piyasalarında alımları hızlandırdı. Emtia tarafında ise, 2025’te tarihi bir performans sergileyen altın ve gümüş, yeni yılda da yükselişini sürdürerek jeopolitik riskler ve para politikasına dair belirsizlikler karşısında güvenli liman talebinin canlı kaldığını doğruladı.

ABD piyasalarında teknoloji ağırlıklı görünüm korunurken, Nasdaq 100 vadeli işlemlerindeki yükseliş, 2025’te üst üste üçüncü yıl çift haneli getiri sağlayan rallinin devam edebileceğine dair beklentileri destekliyor. Yapay zeka temalı hisseler yatırımcı ilgisinin odağında kalmaya devam ederken, tahvil piyasasında uzun vadeli getirilerin yükselmesi faiz cephesinde daha temkinli bir fiyatlamaya işaret ediyor.

Yatırımcılar, bir yandan yaklaşan istihdam verileriyle ABD ekonomisinin momentumunu ölçmeye çalışırken, diğer yandan Fed’in yeni dönemde izleyeceği para politikasına dair sinyalleri yakından takip ediyor. Tarifelere ilişkin erteleme kararları kısa vadede risk iştahını desteklese de, yüksek değerlemeler ve para politikasına dair belirsizlikler piyasaların kırılgan yapısını korumasına neden oluyor.

Avrupa piyasaları ise yılbaşı tatili sonrası görece düşük işlem hacmine rağmen yükseliş eğilimini sürdürerek rekor seviyelere ulaştı. Savunma ve güvenlik hisseleri, devam eden jeopolitik gerilimler ile artan askeri harcama beklentileriyle öne çıkarken, düşen faiz ortamı ve Almanya kaynaklı mali teşviklerin etkisiyle 2025’te başlayan pozitif trendin 2026’ya taşındığı görülüyor. Bununla birlikte yatırımcılar, Avrupa’da büyümenin sürdürülebilirliği ve küresel ticaret görünümüne dair riskleri yakından izliyor. Önümüzdeki dönemde ABD faiz patikası, küresel büyüme sinyalleri ve jeopolitik gelişmelerin, küresel piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam etmesi bekleniyor.”