DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, konuşmasına önceki gün vefat eden Prof. Dr. İlber Ortaylı ile geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay’ı anarak, 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutlayarak başladı.

Manisa’nın Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Babacan, kentin sanayi ve tarımdaki potansiyeline dikkat çekti. Özellikle Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin yüzlerce fabrikaya ev sahipliği yaptığını ve on binlerce kişiye iş imkanı sağladığını belirtti. Ancak mevcut ekonomik şartların sanayiciler için büyük bir yük oluşturduğunu ifade eden Babacan, “Yüksek faiz yüküyle mücadele eden sanayici yatırım yapamıyor. Artan maliyetler ve baskı altındaki döviz kuru nedeniyle firmalar rekabet gücünü yitiriyor. Sanayi üretimi ve ihracat her geçen ay daha da zorlaşıyor.” dedi.

Ekonomik Zorluklar Toplumun Geniş Kesimlerini Etkiliyor

Babacan, emekli, öğrenci ve asgari ücretliler gibi geniş kesimlerin ciddi sıkıntılar yaşadığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Hayat pahalı, mutfakta adeta yangın var, geçim zorlaşmış durumda. Rakamlar da bu durumu açıkça ortaya koyuyor. OECD verilerine göre Türkiye, gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülke konumunda. Pandemiden bu yana ülkelerde ortalama yüzde 41 olan kümülatif gıda enflasyonu Türkiye’de yüzde 710. Aradaki fark, kötü yönetimin farkı… Bugün dört kişilik bir ailenin sadece aylık gıda harcaması 31 bin liranın üstünde. Üstelik bu tutara kira, elektrik, doğalgaz, okul, sağlık ve ilaç giderleri dahil değil.”

Çocuk ve Gençlerde Artan Yoksulluk Riskleri

Babacan, Türkiye’de çocukların yaklaşık üçte birinin yoksulluk riski altında olduğunu belirterek, “Bu durumda her üç çocuktan biri hayata adil olmayan koşullarda başlıyor. Okula aç gidiyor ya da öğün atlamak zorunda kalıyor. 15-34 yaş grubunda 24 milyon kişinin 6,5 milyonu ne işte ne eğitimde. Ayrıca 2025'te finans hesabı açığı 21 milyar dolardan 42 milyar dolara yükselmiş durumda.” dedi.

“Eskiden Türkiye yatırım çeken bir ülkeydi, sermaye buraya gelirdi. Şimdi ise Türkiye’ye giren yatırımdan daha fazlası yurt dışına çıkıyor. Ülkemizde hızlı bir sermaye çıkışı yaşanıyor.”

Güven Eksikliği Sermaye ve Yatırımları Olumsuz Etkiliyor

Genel Başkan Babacan, iş dünyasının başka ülkelere yönelmesinin ve sermaye çıkışının temel nedeninin “güven eksikliği” olduğunu vurguladı:

“Yatırımcılarımız başka ülkelerde fabrika kuruyor, üretim yapıyor ve oradaki insanlara iş sağlıyor. Peki neden? Çünkü burada güven yok. Ekonomik dengeler bozuldu, hukuka olan güven erozyona uğradı, adalet duygusu zedelendi. Görüştüğümüz pek çok iş insanı aynı endişeyi taşıyor: 'Acaba bir gün sabah erken kapım çalınır mı? Mal varlığıma haksız yere el konulur mu? Şirketlerim bir anda TMSF’ye devredilir mi?' Böyle bir korku ikliminde yatırım olmaz, sermaye risk almaz. Böyle bir kaos ortamında ne yaparsanız yapın ekonomiyi düzeltemezsiniz.”

Manisa'nın Tarım Potansiyeli ve Çiftçinin Yaşadığı Zorluklar

Babacan, Manisa’nın üzüm, zeytin ve diğer tarım ürünleri açısından Türkiye için stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade ederek artan girdi maliyetlerinin çiftçileri zorladığını dile getirdi:

“Gübre, tohum, mazot ve elektrik fiyatları yükseliyor. Üretim maliyetleri sürekli artarken, çiftçinin eline geçen ürün fiyatları aynı oranda artmıyor. Bu nedenle bazı çiftçiler üretimi bırakıyor, gençler köyde kalmak istemiyor.”