Donald Trump twitter paylaşımında, "Kim Jong-un çok zeki ve eğer düşmanca davranırsa aslında kaybedecek çok şeyi var. Singapur'da benimle güçlü bir Nükleer Silahlardan Arındırma Anlaşması imzaladı. Kim Jong-un ABD Başkanı ile olan özel ilişkisini geçersiz kılmak veya kasım ayında yapılacak ABD Başkanlık seçimlerine müdahale etmek istemez. Kuzey Kore, Kim Jong-un'un önderliğinde muazzam ekonomik potansiyele sahip ancak söz verildiği gibi nükleer silahlardan arındırılması gerekiyor. NATO, Çin, Rusya, Japonya ve tüm dünya bu konuda birleşti!" ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada bulunan Donald Trump, "İlişkimiz çok iyi ama biraz düşmanlık olduğuna da şüphe yok." ifadelerinde bulunmuştu.

Kuzey Kore'nin BM Daimi Temsilcisi Song, yaptığı açıklamalarda, "Şu anda ABD ile uzun görüşmelere gerek yok ve nükleer silahlardan arındırılma konusu zaten müzakere masasının dışına çıktı." diyerek ifade etti, ABD'nin müzakerelerde amacının Başkan Donald Trump'ın 2020 seçimlerine yönelik "zaman kazandırma numarası" olduğunu ifadesinde bulunmuştu.

 

Şubattan ayın itibariyle aksayarak devam ediyor.

Amerika Birleşik Devleteri ve Kuzey Kore arasındaki nükleer silahlanmanın önlenmesi amacıyla müzakereler, şubattan bu yana aksayarak sürüyor. Donald Trump ile Kim Jong-un, ilk kez 12 Haziran 2018'de Singapur'da bir araya gelip, Kore Yarımadası'nın nükleer silahlardan arındırılması ve kalıcı barışın sağlanması konusunda anlaşmada bulunmuşlardı. Liderler, 26-27 Şubat'ta Vietnam'da bir kez daha görüşüp, zirve beklenenden hızlı biçimde ve anlaşmasız sona erdi. Son olarak 30 Haziran günü Kuzey ve Güney Kore arasındaki "silahsızlandırılmış bölge"de görüşen liderler, nükleer müzakere sürecini sürdürme kararında anlaşmıştı.

Ekim ayında İsveç'te çalışma düzeyindeki toplantılar, Kuzey Korelilere için, Amerikalılar eski tutum ve tavırlarını devam ettirdiğindiği için kesilmişti. Pyongyang yönetimi, Amerika Birleşik Deletllerine nükleer anlaşma için ortaklaşa kabul edilebilecek şartlar önermesi için yıl sonuna kadar süre tanımış, ABD'nin yaptırımlar ve baskı konusunda ısrarcı olması halinde "yeni bir yol" arayışına gireceğini açıklamalarında bulunulmuştu.