Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşen söyleşide Prof. Işık, Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel birikiminin Batı uygarlığının oluşumuna nasıl yön verdiğini tarihsel örnekler, arkeolojik bulgular ve kültürel süreklilik çerçevesinde değerlendirdi.
Söyleşide konuşan Prof. Dr. Fahri Işık, Batı Anadolu’nun tarih boyunca yanlış yorumlandığını belirterek; Anadolu’da ortaya koyulan kültürel birikimin, Yunan uygarlığının çok öncesine dayandığını vurguladı. Prof. Işık, arkeolojik kanıtlarla bu bilginin de doğrulandığını dile getirdi. Anadolu’nun 10 bini aşkın yıllık kesintisiz kültürel devamlılığına dikkat çeken Prof. Işık, “Bu topraklarda inanç, sanat ve ritüel dünyası, Neolitik dönemden Roma’ya kadar aynı damar üzerinden akarak bir uygarlık sürekliliği göstermiştir. Tanrıça ikonografisinden mimariye, mezar geleneklerinden günlük yaşama kadar pek çok unsur binlerce yıl boyunca aynı çizgide ilerlemiştir” dedi.
Konuşmasında hareketli figür, kıvrımlı hat ve gerçekçi yüz ifadesi gibi sanat ilkelerinin Yunan’dan önce Anadolu’da ortaya çıktığını ifade eden Prof. Işık; Yunan sanatının yaratıcı bir başlangıçtan değil, Anadolu kültürünü devralarak gelişen bir estetik çizgiden beslendiğini belirtti. Ayrıca, Anadolu halklarının kökenine dair yeni arkeolojik bulguların da bu görüşü desteklediğini ifade eden Prof. Işık, Luvilerin yerli Anadolu halkı olduğunu kanıtlayan bulguları aktardı. Milet ve Efes çevresinde uzun süre Yunanca değil, Luvice’nin konuşulduğunu da sözlerine ekledi.
Hibya Haber Ajansı
