Mustafa Kemal, Mondros’un imzalanmasından sonra Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı’ndan 3 Kasım 1918’de İstanbul’a döndü. Samsun’a gitmeden 6 ay İstanbul’da temaslar yaptı.

Kendi deyimiyle “Kendisini İstanbul’dan uzaklaştırmak ve Anadolu dağlarında çürütmek” isteyenlerce 9. Ordu Müfettişliği ile görevlendirildi, ancak müfettişliği kabul ederken görevinin geniş yetkilerle donatılmasını sağladı.

İSTANBUL’A VEDA

İzmir’in işgal edildiği 15 Mayıs günü Babıali’de bazı hükümet üyelerine veda etti. Aynı gün Yıldız Sarayı’nda Padişah Vahdettin tarafından kabul edilen Mustafa Kemal, daha sonra Bandırma Vapuru’nun kaptanı İsmail Hakkı (Durusu) Bey’i evine çağırarak yolculukla ilgili bilgi aldı.

ÖLMEKLE DENK İDİ

 İstanbul Şişli’deki evinden 16 Mayıs’ta ayrılan Mustafa Kemal’e, vapura binmeden, “Bandırma Vapuru’nun Karadeniz’de batırılacağı” istihbaratı iletildi. O gün yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Bir an düşündüm. Bu dakikada düşmanların elinde idim. Bana her istediklerini yapamazlar mıydı? Beynimden bir şimşek geçti. Tutabilirler, sürebilirler, fakat öldürmek! Bunun için beni Karadeniz’in coşkun dalgaları arasında yakalamak lazımdır. Bu ihtimal mantıklı idi. Ancak benim için artık yakalanmak, tutuklanmak, sürülmek, düşüncelerimi yapmaktan alıkonmak hepsi ölmekle denk idi. Hemen karar verdim, otomobile atlayarak Galata rıhtımına geldim.”

ONLAR ANLAYAMAZLAR

 Büyük Önder, zihnindeki kurtuluş mücadelesi planlarıyla, Bandırma Vapuru ile 16 Mayıs’ta İstanbul’dan yola çıktı. Kız Kulesi açıklarındayken İtilaf Devletleri denetim görevlilerince vapurda, silah ve kaçak malzeme araması yapıldı. Subayların gemiyi terk etmelerinin ardından Karadeniz’e yönelen Bandırma’nın güvertesinde yanındakilere şunları söyleyecekti: “Bunlar işte böyle yalnız demire, çeliğe, silah kuvvetine dayanırlar. Bildikleri şey yalnız madde! Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar. Biz, Anadolu’ya ne silah ne cephane götürüyoruz. Biz ideali ve imanı götürüyoruz.”

İLK DURAK SİNOP

Bandırma Vapuru, üç gün sonra Sinop’a vardı. Samsun’a karayoluyla gitmek için yolun durumunu ve araç sordu. Ancak ne yol ne araç vardı. Tekrar vapura bindiler. 19 Mayıs 1919 Pazartesi günü Bandırma Vapuru Samsun sahiline demir attı. Mustafa Kemal ve arkadaşları Tütün İskelesi’nden Samsun’a adım atarken, milli mücadele ateşi de yanmaya başladı.