Pazartesi günü, Washington, Cumartesi günü Venezuela’da Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in yakalanmasıyla sonuçlanan çarpıcı askeri operasyonu görüşmek üzere acil bir BM Güvenlik Konseyi toplantısı düzenledi.

Ülkeler, BM'nin en üst uluslararası güvenlik organı önünde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Caracas’taki müdahalesine itirazlarını dile getirdi.

Ayrıca, uyuşturucu kaçakçılığı suçlamaları nedeniyle Meksika ve Kolombiya dahil olmak üzere diğer Güney Amerika ülkelerine askeri eylemi genişletme olasılığına işaret eden son açıklamalar da eleştirildi.

Cumartesi günkü dramatik Venezuela operasyonunun ardından Trump, ABD güvenlik endişelerini gerekçe göstererek Danimarka toprağı Grönland’ı ele geçirme ilgisini yineledi; bu da Kopenhag ve Nuuk'tan öfkeli tepkilere yol açtı.

Mineral açısından zengin olan adanın yönetimini elinde bulunduran Danimarka, NATO müttefiki Grönland’ı açıkça isimlendirmeden ABD’nin Grönland’ı ele geçirme planlarını şiddetle kınadı.

Danimarka’nın BM Büyükelçisi Christina Markus Lassen, “Sınırların dokunulmazlığı müzakere konusu değildir” dedi.

Caracas’taki operasyonla ilgili olarak Lassen, “Hiçbir devlet, uluslararası hukuka aykırı güç tehdidi ya da başka yollarla Venezuela’daki siyasi sonuçları etkilemeye çalışmamalıdır” ifadelerini kullandı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron daha önce Maduro’nun yakalanmasına genel olarak olumlu yaklaşmış olsa da, Fransa’nın BM temsilcisi Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ABD de dahil BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin uluslararası hukuku ihlal etmesinin “uluslararası düzenin temelini” zedelediğini belirtti.

ABD elçisi Mike Waltz, Venezuela’daki operasyonu haklı ve “hassas bir kolluk operasyonu” olarak savundu; Batı Yarımküre’de diktatör olarak yaygın kabul gören Maduro’yu hedef alan 15 üyeli konseyi eleştirdi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaptığı açıklamada, “3 Ocak askeri harekatıyla ilgili uluslararası hukuk kurallarına saygı gösterilmemesinden derin endişe duyduğunu” belirtti.

Washington’ın bu “ciddi” eyleminin, uluslar arasındaki gelecekteki ilişkilerin nasıl şekilleneceğine dair önemli bir emsal teşkil edebileceğini de sözlerine ekledi.