Açıklamada, ordu, donanma, hava kuvvetleri ve ülkenin roket kuvvetlerinin tatbikatlara katılacağı ifade edildi.

Açıklamaya göre, tatbikatlar "Tayvan bağımsızlık yanlısı ayrılıkçılara sert bir uyarı" niteliğinde görülmeli.

Açıklama Taipei tarafından hızla kınandı. Başkan Lai Ching-Te'nin sözcülerinden biri, Tayvan'ın Çin'in yaklaşan tatbikatlarını "askeri bir korkutma taktiği" olarak değerlendirdiğini ve bunun "uluslararası düzene aykırı" olduğunu düşündüğünü belirtti. Ülkenin ordusu da buna karşılık olarak "uygun güçlerin" konuşlandırıldığını duyurdu.

Pekin yönetimi Tayvan'ı Çin'in bir parçası olarak kabul ediyor, ancak Tayvan, 1949'daki Çin İç Savaşı'nın sona ermesinden bu yana fiilen kendi kendini yöneten ve ayrı bir devlet konumunda.

Tayvan meselesi, Çin için dış politika açısından oldukça hassas bir konu.

Öte yandan, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin olası bir Çin saldırısı durumunda Japon askeri müdahalesi hakkındaki açıklamalarının ardından, Çin ve Japonya arasındaki ilişkiler son dönemde gerildi.

Çin'in ABD ile ilişkileri de Tayvan konusu nedeniyle gerginliğini sürdürüyor. Aralık ortasında ABD hükümeti, Tayvan'a büyük çaplı bir silah satışını onayladı. Anlaşmanın değeri yaklaşık 100 milyar dolar olarak açıklandı.

Çin, bu karara sert tepki gösterdi ve ABD'yi Tayvan'ı silahlandırmaya yönelik "tehlikeli adımları" derhal durdurmaya çağırdı.