Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, küresel güvenlik dengelerinde yaşanan sarsıntılara dikkat çekerek Türkiye'nin hava savunma sistemi ve dış politika tercihlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Davutoğlu, ABD ile Rusya arasındaki inişli çıkışlı ilişkiler, Avrupa-Rusya gerilimi ve Ukrayna-Rusya Savaşı'nda ateşkes ile geniş çaplı bir savaş riski arasında gidip gelen sürecin Türkiye'yi doğrudan etkilediğini belirterek, “Ben hep bir sistemik depremden bahsettim ve bugün sistemik depremin tam ortasındayız.” ifadesini kullandı.
Türkiye'nin bu fay hatlarının üzerinde yer alan bir ülke olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, ülkenin kendisini güçlendirmekle sorumlu olduğunu vurguladı.
Son dönemde yaşanan hava sahası ihlalleri ve şüpheli olaylara da değinen Davutoğlu, 11 Kasım 2025'te bir Türk uçağının Gürcistan üzerinde düşmesinin ardından Türkiye sınırları içinde ardı ardına üç İHA'nın düşmesini hatırlattı.
15 Aralık'ta Roketsan'ın bulunduğu bölgede Karadeniz'den geldiği belirtilen bir İHA'nın düşmesini “son derece düşündürücü” olarak nitelendiren Davutoğlu, Ankara'ya yakın, savunma sistemleri ve test merkezlerinin bulunduğu bir alana kadar ulaşabilmesini ciddi bir güvenlik sorgulaması olarak değerlendirdi. Daha sonra İzmit'e yakın bir bölgede ve Balıkesir Manyas civarında, bir hava üssüne yakın alanlarda İHA düşmesi haberlerinin gelmesini de aynı çerçevede ele aldı.
Davutoğlu, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda kullanılan İHA ve SİHA'ların Anadolu'nun içlerine kadar ulaşabilmesinin mutlaka ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek iki ihtimale dikkat çekti.
Bunlardan ilki, Türkiye'ye bir mesaj verilmesi olasılığıdır. Davutoğlu, böyle bir durum söz konusuysa devletin güvenlik ve istihbarat birimlerinin gerekli değerlendirmeleri yapması ve karşılık vermesi gerektiğini söyledi.
İkinci ihtimal ise, herhangi bir mesaj olmaksızın radar sistemlerinin aşılması ve bu araçların Anadolu'nun içine kadar ulaşmasıdır. Davutoğlu, bu durumda hava savunma sistemiyle ilgili ciddi soruların sorulmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. “Devlet güvenliğinde zaaf kabul edilemez.” dedi.

