Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, İsrail’in Somaliland’i tanımasına ilişkin yaptığı açıklamada, bu adımın İsrail’in İslam ülkelerini bölme ve stratejik bölgeleri çevreleyerek etkisiz kılma politikasının bir parçası olduğunu belirtti. Davutoğlu, bunun uzak bir coğrafyada yaşanan sıradan bir gelişme olmadığını vurgulayarak, “alarm niteliğinde bir olay” ifadesini kullandı.
Davutoğlu, bu adımla yüzde 100 Müslüman bir ülke olan Somali’nin fiilen bölündüğünü, Sudan benzeri büyük katliamların yaşanabileceği bir iç savaş riskinin tetiklendiğini söyledi. İsrail’in bu yolla Kızıldeniz çıkışında, Aden Körfezi’nde son derece stratejik öneme sahip Berbera Limanı’na erişim sağladığını kaydetti.
Bu gelişmenin, Kızıldeniz’in iki önemli gücü olan Mısır ve Suudi Arabistan ile Somali’de Afrika politikası ve savunma sanayisi açısından stratejik bir üsse sahip Türkiye’yi çevreleme anlamına geldiğini ifade eden Davutoğlu, Gazze’deki saldırılar sürerken yaşanan bu süreci “İslam dünyası için tam bir zillet” olarak nitelendirdi.
Davutoğlu, geçmişte benzer girişimlerin engellendiğini hatırlatarak, 2012-2013 yıllarında bazı Batı ülkelerinin Somaliland’ın bağımsızlığını tanıma çabalarına karşı harekete geçtiklerini belirtti. Somali Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hassan Sheikh Mohamud ile Somaliland Cumhurbaşkanı Ahmed Mohamed Silanyo’yu 11-13 Nisan 2013 tarihlerinde Ankara’da bir araya getirdiklerini ve oluşturulan üçlü mekanizma ile bu planın bozulduğunu kaydetti.
“Şimdi de harekete geçme vaktidir” diyen Davutoğlu, Cumhurbaşkanı ve hükümeti acilen adım atmaya davet etti.
Davutoğlu, atılması gereken adımları şu şekilde sıraladı:
''Somali ve Somaliland Cumhurbaşkanlarıyla doğrudan temas kurulmalı ve Türkiye’ye davet edilerek yüz yüze görüşülmeli. Bir özel temsilci atanarak bölgeye gönderilmeli; bu görev için eski Somali Büyükelçisi Kani Torun en yetkin isimdir. Mısır ve Suudi Arabistan liderleriyle acilen iletişime geçilerek, üç ülkenin dışişleri bakanlarından oluşan ortak bir heyet her iki tarafa gönderilmeli. Berbera Limanı’nı işleten BAE ile temas kurularak İsrail’in politikaları konusunda uyarı ve istişare yapılmalı. Üç ülke lideri, eşgüdümlü olarak ABD Başkanı Trump ve İngiltere Başbakanı Starmer ile görüşerek Somali’nin bölünmesinin tanınmasının önüne geçmeli. Somaliland nüfusunun yaklaşık yarısını temsil eden ve Mogadişu’ya bağlılığını ilan eden Northeastern State federal yönetimiyle derhal temas kurulmalı. Afrika Birliği Dönem Başkanı Angola, İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı Gambiya ve Arap Ligi Dönem Başkanı Lübnan ile iletişime geçilerek Somali’nin birliğinin korunması için diplomatik girişimler başlatılmalı.''
Davutoğlu, İsrail’in Hazar’dan Aden’e, Doğu Akdeniz’den Körfez’e uzanan hegemonik bir düzen kurma çabası içinde olduğunu savundu. Abraham Anlaşmaları olarak adlandırılan sürecin, İslam dünyasını ve Afrika’yı daha küçük parçalara ayırmayı hedeflediğini ifade etti. Bu gelişmeler karşısında harekete geçmeyen ülkeler ve liderlerin tarih önünde büyük sorumluluk taşıyacağını belirtti.

