İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM’de gerçekleştirdiği grup toplantısında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Sağlık çalışanlarının sorunlarından ekonomik duruma, tarım politikalarından bölgesel gelişmelere kadar birçok konuyu ele alan Dervişoğlu, Türkiye’nin hem iç hem dış tehditlere karşı güçlü devlet politikaları geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
Sağlık Çalışanlarının Durumu ve Pandemi Hatırlatması
Konuşmasına, Covid-19 pandemisinin ilan edildiği 11 Mart tarihini hatırlatarak başlayan Dervişoğlu, "Bugün 11 Mart; 6 yıl önce Covid-19, pandemi olarak ilan edilmişti. Ne milletimize ne de insanlığa böyle bir krizin tekrarı yaşanmasın. O dönemleri düşündüğümde, alnından ter damlası eksik olmayan sağlık çalışanlarımızın fedakarlıklarını anımsıyorum. Uzun mesailer, ağır iş yükü, artan şiddet vakaları ve ekonomik zorluklar sağlık sisteminin ne kadar zor durumda olduğunu gösteriyor. Bugün birçok genç doktor yurt dışına gitmeyi tercih ediyor, sağlık çalışanları mesleklerini yaparken kendini güvende hissetmiyor. Oysa sağlık çalışanları, bu ülkenin en değerli varlıklarındandır." dedi.
İran’daki Savaş ve Bölgesel riskler
İran’da devam eden savaşın sadece iki ülke arasındaki askeri gerilim olarak algılanmaması gerektiğini belirten Dervişoğlu, "Bölgemiz şu anda büyük bir kriz içinde. İran’daki savaş, sadece sınırlı bir askeri çatışma değildir. Günümüzdeki savaşlar; enerji hatları, ticaret güzergahları, gıda tedarik zincirleri, sınır güvenliği ve devletlerin dayanıklılık kapasitesini derinden etkileyen büyük bölgesel kırılmalar yaratıyor." ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Güvenlik ve Ekonomik Riskleri
Dervişoğlu, savaşın Türkiye’yi doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, "Bu savaş Türkiye için uzak bir mesele değil, milli güvenlik sorunudur. Aynı zamanda enerji, gıda, sınır güvenliği, devlet kapasitesi ve ekonomik istikrar sorunlarının tam merkezindedir." şeklinde konuştu.
Hürmüz Boğazı’nın Önemi
Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin dünya ekonomisi için kritik olduğuna dikkat çeken Dervişoğlu, açıklamalarına şu sözlerle devam etti:
"Savaşın yayıldığı coğrafyanın merkezi Hürmüz Boğazı’dır. Burası dünya ekonomisinin hayati damarlarından biridir. Petrol, doğalgaz, taşımacılık ve uluslararası tedarik zincirlerinin kesişim noktasıdır. Eğer bu noktada bir sıkışıklık yaşanırsa etkisi sadece Körfez’de değil, Türkiye’de de hissedilir. Pompa fiyatları artar, üretim maliyetleri yükselir, nakliye pahalanır, gübre fiyatları dokunur, tarım zarar görür, sofralar küçülür ve hayat pahalılığı artar. Savaş dışarıda başlar ama bedeli içeride ödenir."
Hükümetin Yetersiz Hazırlıkları ve Devlet Ciddiyeti
Bu gelişmelere karşı hükümetin yeterli hazırlık yapmadığını belirten Dervişoğlu, "Devlet ciddiyeti sadece güzel sözlerle değil, önceden yapılan somut hazırlıklarla ölçülür." dedi.
Devlet Kurumlarının Güçlendirilmesi Gerekliliği
Türkiye’nin güvenlik politikalarına dikkat çeken Dervişoğlu, devlet kurumlarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Devlet öngörü üretmezse kim üretecek? Bakanlıklar hazırlık yapmazsa kim yapacak?" diye sordu.

