Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında satır başlıkları şu şekilde:

“Sevgili gençler, sevgili genç kardeşlerim; hepinizi en kalbi duygularımla, sevgiyle selamlıyorum. Türkiye’nin pırıl pırıl üniversiteli gençleriyle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Gençlik buluşmaları, Türk siyasetine bizim kazandırdığımız ve bizimle özdeşleşen özgün çalışmalardan biridir. Şimdiye kadar Konya’dan Bursa’ya, Samsun’dan Şanlıurfa’ya, Mardin’den Muğla’ya birçok ilimizde gençlerimizle bir araya geldik; hasbihâl ettik, farklı konularda ufuk turu yaptık. Bu buluşmaların şahsen benim de ufkumu açtığını vurgulamak isterim.

Gençlerin kalbinde yer edinmeye, gençlerle yoldaşlık etmeye, işte bugün burada olduğu gibi gençlerle ruh ve ruh sohbeti yapmaya siyaset yolculuğumda hep özel önem verdim. Hayalini kurduğumuz Türkiye’nin umudu olan siz genç kardeşlerimizden sadece cesaret değil, aynı zamanda ilham da aldık. Mesuliyetimizin büyüklüğünü gördükçe, başta gençlerimiz olmak üzere 86 milyonun esenliği için daha çok çalıştık, daha çok koştuk.

Bugün gençlik buluşmalarına yeniden bismillah diyoruz. Gençlik kollarımızın davetine icabet ettiğiniz için her birinize teşekkür ediyorum. Kısa bir takdimimin ardından, sizlerle sorularınızın şekillendireceği samimi bir sohbet yapmak istiyorum. Gençlik buluşmalarımızın, Türkiye’deki tüm üniversitelerden böylesi geniş katılımla başlaması da çok kıymetli oluyor.

Sevgili genç kardeşlerim, bugün çatısı altında bir araya geldiğimiz bu tarihi bina, hem şahsımın siyasi hayatında hem de Türk siyasal tarihinde özel bir yere sahiptir. Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane olarak uzun yıllar hizmet veren, İstanbul’un önemli simgelerinden olan bu bina, aynı zamanda gazeteci merhum Mehmet Ali Birand’ın hazırlayıp sunduğu 32. Gün programının çekildiği mekândır. Kendisiyle burada güzel bir sohbet gerçekleştirdik; o moderatördü, gençler de ona ve bize soru yağdırmıştı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum dönemde, 1998 yılında bu salonda rahmetli Birand’a misafir olmuş, üniversite öğrencilerinin sorularını yanıtlamıştık. 27 yıl sonra, bu kez Türkiye Cumhurbaşkanı olarak aynı mekânda üniversite gençliğiyle bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyorum. Bu anlamlı buluşmaya vesile olan gençlik kollarımızı huzurlarınızda tebrik ediyor; sağ olsunlar, var olsunlar diyorum.

Gençler, bakınız; biz gençliğin enerjisini ve heyecanını siyasete katan bir hareketiz. 23 yıllık iktidarımız boyunca hep gençlerle omuz omuza yürüdük. Siyasetten bürokrasiye, iş dünyasından her alanda gençlerin önünü açarak ilerledik. Bugün de gençlerin en çok teveccüh gösterdiği, gençlere en çok teveccüh gösteren siyasi hareket biziz. Çünkü bu ülkenin en büyük gücünün, özgüven ve ideal sahibi bir gençlik olduğuna inanıyoruz ve bugüne kadar yanılmadık. Aynı şekilde bu yolda devam ediyoruz.

Türkiye’nin gençleri olarak; köklerinden güç alan, ancak gözünü ufka diken, dünyanın dönüşümünü okuyabilen, iddialı, şuurlu, ahlaklı ve nitelikli bir gençlik aradık ve bunu bulduk. Onca imkânsızlığa rağmen suya gedik açmayı başardık. Şimdi o gediği büyüterek zaferi kucaklayacak olan sizlersiniz. Size inanıyor, size güveniyorum ve bu yolda birlikte emin adımlarla yürümeye kararlıyız.

Yüzyılı Türkiye’nin asrına çevirecek, gemiyi menzile ulaştıracak ve küresel liderliğini kabul ettirecek bir Türkiye’yi sizlerle birlikte kuracağımıza inanıyorum. Bu hedefe giden yolda her şeyden önce siz gençlerin enerjisine, yeteneklerine ve dinamizmine ihtiyacımız var; bu dinamizmin sizlerde olduğuna inanmakta yanılmıyorum, değil mi?

Bu milletin geleceğini avuçlarınızda taşıdığınızı lütfen unutmayın. Ülkemizin yarınlarına damga vuracak siyasetçiler, ekonomistler, kültür ve sanat insanları, bilim insanları, iş insanları ve farklı alanların uzmanları, unutmayın ki sizlerin arasından çıkacaktır. Bu nedenle kendinize inanın, kendinize güvenin. Hangi alanda eğitim alıyorsanız, en iyisini almaya gayret edin. Hükümet olarak biz de her türlü imkânla yanınızda olmaya devam edeceğiz.

Değerli arkadaşlar, burada bir gerçeği daha belirtmek isterim: Türkiye’de gençlere hep ‘elde var’ mantığıyla yaklaşanlar oldu. Bunu 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül darbecilerinde ve tüm darbelere kadar Türkiye’nin demokrasi yolculuğunu kesenlerde görebilirsiniz. Ancak biz böyle bakmadık. Gençlere inandık ve gençlerle yürüyüşün faziletine inandık.

Bu gençleri sağcı-solcu, Alevi-Sünni gibi ayrımlarla kışkırtıp sokaklarımızı yangın yerine çevirirken görebilirsiniz. Gezi olaylarında, ağaç bahanesiyle hükümeti devirmeye çalışılırken görebilirsiniz. Halkın parasını yağmalayan suç örgütlerini yargıdan kaçırma girişimlerinde görebilirsiniz. Şimdi de sosyal medyada farklı maskelerle provokasyon yaparken görebilirsiniz.

Gençlerimizden, bu istismarcılara ve millet düşmanlarına karşı dikkatli olmalarını özellikle rica ediyorum. Sakın aldanmayın. Kendiniz için, müreffeh bir gelecek görmek isteyen anne babalarımız için, milletimizin ve ülkemizin aydınlık geleceği için lütfen bunlara fırsat vermeyin. Hem kendi geleceğinize hem ülkenizin geleceğine sahip çıkın.

Allah’ın izniyle önümüzde birlikte yürüyeceğimiz uzun bir yol var. Rabbim ömür verirse sizlerle birlikte daha nice başarılara ve zaferlere imza atacağız. Bu hedefleri hayal ediyor, bu güzel ideal için her birinize güveniyorum. Size hayatınızda belirlediğiniz hedeflerde başarılar diliyorum.

Gençlik buluşma programının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Yusuf İbiş kardeşimi bu güzel buluşma için tebrik ediyorum. 81 ilimizdeki 207 üniversitemizden gelen siz değerli genç kardeşlerime katılımlarınız için çok teşekkür ederim. Şimdi sıra sizlerde, sizi dinleyeceğim; ama önce rahmetli Ahmet Kaya’yı bir kez daha dinleyelim.”