Gedik Yatırım'ın değerlendirmesinde, yılın son işlem günlerine yaklaşılırken küresel piyasalarda işlem hacimlerinin belirgin şekilde azaldığı, risk iştahının ise katalizör eksikliği nedeniyle sınırlı kaldığı ifade edildi. Değerlendirmede ayrıca şu bilgiler paylaşıldı:

"Hisse senetleri genel olarak yön bulmakta zorlanırken, yatırımcılar güçlü yıl sonu rallilerinin ardından daha temkinli bir duruş sergiliyor. ABD tarafında S&P 500 vadeli işlemleri yataya yakın seyrederken, endeksin üst üste yaşadığı kayıplar dikkat çekiyor. Teknoloji hisseleri ve özellikle yapay zeka temalı şirketlerde değerleme endişeleri kısa vadeli baskı yaratıyor. Buna karşılık Avrupa borsaları görece daha güçlü bir görünüm sergiliyor. Artan metal fiyatları, özellikle madencilik ve temel kaynak hisselerine alım getiriyor. STOXX 50 ve STOXX 600 endeksleri yeni zirvelere yakın seviyelerde tutunarak yılı güçlü kazançlarla kapatmaya hazırlanıyor.

Makro çerçevede yatırımcıların ana odağı Fed’in Aralık ayı toplantı tutanaklarında. Fed’in bu toplantıda üçüncü kez faiz indirmesine rağmen 2026 için sınırlı bir gevşeme sinyali vermesi, para politikasındaki belirsizliği canlı tutuyor. Tahvil piyasasında ABD 10 yıllık getiriler büyük ölçüde yatay seyrederken, faiz indirimi beklentilerinin zamanlaması tartışılmaya devam ediyor. Wall Street cephesinde genel beklenti, 2026’da da hisse piyasalarının yükseliş trendini sürdürmesi yönünde olsa da getirilerin daha sınırlı ve seçici olacağı görüşü ağırlık kazanıyor.

Emtia piyasaları ise yılın son günlerinde oldukça hareketli. Gümüş ve altın, rekor seviyelerden gelen sert satışların ardından toparlanma çabası içinde. Gümüşte yaşanan yüksek volatilite spekülatif pozisyonların etkisini ortaya koyarken, altın güvenli liman talebiyle destek bulmaya devam ediyor. Baz metallerde bakır, arz zincirine yönelik stres beklentileriyle uzun süredir görülmeyen bir yükseliş serisine hazırlanıyor. Nikel fiyatları ise Endonezya’dan gelen olası arz kısıntısı sinyalleriyle öne çıkıyor.

Enerji cephesinde petrol fiyatları, Venezuela, Rusya ve İran kaynaklı jeopolitik riskler ile küresel arz fazlası endişeleri arasında dengeleniyor. Jeopolitik tansiyon kısa vadeli destek sağlasa da talep görünümüne dair soru işaretleri fiyatların yukarı hareketini kısıtlıyor. Kripto para piyasasında ise dalgalı seyir sürerken, Bitcoin önceki yükselişlerini korumakta zorlanıyor. Genel tabloya bakıldığında küresel piyasalar yılı güçlü kazançlarla kapatmaya hazırlanırken, yeni yıla girilirken temkinli iyimserlik ve seçici risk alma eğilimi ön plana çıkıyor.

Kur cephesinde dolar, tüm majör para birimleri karşısında değer kaybediyor ve bu durum 2026’ya girerken küresel fon akımlarının yeniden dengelenebileceğine işaret ediyor. Özellikle gelişmiş ülke merkez bankaları arasındaki politika ayrışması, döviz ve tahvil piyasalarında oynaklığı artırabilecek önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. ABD tarafında Fed başkanlığına ilişkin belirsizlikler ve Trump’ın açıklamaları, para politikasının bağımsızlığına dair tartışmaları yeniden gündeme getirirken, bu durum uzun vadeli faiz beklentilerini etkileyebilir. Avrupa’da bankacılık ve temel kaynak hisselerine gelen alımlar, ekonomik yavaşlamaya rağmen karlılık beklentilerinin hala güçlü olduğunu gösteriyor. Şirketler tarafında ise ilaç ve sağlık sektöründeki fiyatlama adımları, küresel rekabet ve regülasyon baskısının arttığını ortaya koyuyor. Genel olarak piyasalar, güçlü bir yılı geride bırakırken 2026’ya girerken büyüme, faiz ve jeopolitik riskler arasında daha hassas ve veri odaklı bir fiyatlama dönemine hazırlanıyor."