Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile arkadaşlarının tutuklanmasının ardından başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” buluşmalarının İstanbul ayağının bu haftaki durağı Beykoz oldu.

Beykoz buluşması; Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için yapılan saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın hep birlikte okunmasıyla başladı.

Buluşmada ilk olarak, 315 gündür Silivri’de tutulan seçilmiş Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in hücresinden gönderdiği mektup okundu. Köseler’in mektubunu eşi Firdevs Köseler Beykozlularla paylaştı. İmamoğlu’nun Beykoz’a yolladığı mektubu ise CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik kamuoyuna iletti. 

Kendilerini mahkûm edenlerin milletin vicdanı önünde çoktan mahkûm edildiklerini belirten İmamoğlu, “Biz, 19 Mart’tan bu yana her gün daha da güçlendik. Haklılığımız her geçen gün daha çok ortaya çıktı. Onlar ise iftiralar ve kumpaslarla halkın gözünden iyice düştüler. Millet tarafından seçilen yöneticileri haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklayarak zorbalık düzeni kurmaya çalışanlar, meşruiyetlerini yitirdi” dedi.

Gayrı meşruluktan kurtulmanın yolunun milletin onayını ve güvenini almak olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Getirin sandığı, vatandaş kararını versin. Getirin sandığı, milletin dediği olsun. Milli iradeden korkan, sandıktan kaçan millet tarafından affedilmez. Milleti kutuplaştırarak seçim kazanma dönemi sona erdi” ifadelerini kullandı. 

“Hukuksuz ve ahlak dışı oyunlarla yetki ve makam gaspı yapan kişi ve siyasi akıl, İstanbul’u 25 yıl yönetti” diyen İmamoğlu, şunları ekledi:

“25 yıl İstanbul’u yönetenler tek bir kreş yapmadılar. Alaattin Başkan’ın umut ve heyecanla gerçekleştirdiği, bizim Büyükşehir Belediyesi olarak destek verdiğimiz ve açılışa hazır 3 kreşi Milli Eğitim Bakanlığı’na devrettiler. Bu açıkça bir hak gaspıdır. Bu adımla sadece sandıktan çıkan oylar değil, Beykoz için verilen emek ve çaba da göz ardı edilmektedir. Milli iradenin temsilcisi Alaattin Köseler’e yapılan bu hukuksuzluğun hesabını aziz milletimiz zamanı geldiğinde soracaktır. Bu durum böyle devam etmeyecek. Her işte yalnızca kendi siyasi çıkarını düşünenler, milletimizin birlik ve kardeşlik duygusu karşısında tarih olacaklar. Bu bir demokrasi ve cumhuriyet mücadelesidir. Aziz milletimizin haysiyet mücadelesidir. Ve mutlaka kazanacağız. Milletin karşısında hiçbir güç duramaz. Başaracağız. Güler yüzümüz, büyüyen umudumuz ve azalmayan cesaretimizle kazanacağız.”