Türkiye’nin 2021 yılında çekildiği İstanbul Sözleşmesi, yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. Kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir uluslararası belge olarak kabul edilen sözleşmenin geri getirilip getirilmeyeceği tartışmaları, hem siyasi çevrelerde hem de sivil toplumda yankı uyandırıyor.
Sözleşme Nedir, Neden Önemliydi?
2011 yılında İstanbul’da imzalanan ve bu nedenle “İstanbul Sözleşmesi” olarak anılan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi Sözleşmesi”, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanmıştı. Taraf devletlere, kadına yönelik şiddetle mücadelede hukuki ve yapısal sorumluluklar yükleyen sözleşme, Türkiye tarafından 2012’de yürürlüğe konulmuştu.
Türkiye 2021'de Çekildi
20 Mart 2021 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararı ile Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden tek taraflı olarak çekildi. Karar, hem yurt içinde hem de uluslararası düzeyde eleştirilere neden olmuştu. Hükümet yetkilileri, Türk mevzuatının şiddetle mücadele konusunda yeterli olduğunu ve sözleşmenin bazı maddelerinin "aile yapısına zarar verdiğini" savunmuştu.
Geri Dönüş Sinyali mi Var?
Son günlerde siyasette farklı tonlarda yapılan açıklamalar, İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönüş ihtimalini gündeme taşıdı. Özellikle bazı muhalefet partileri ve kadın hakları örgütleri, yeni anayasa ve yargı reformları kapsamında sözleşmeye yeniden taraf olunması çağrısında bulunuyor.
Hükümete yakın bazı isimlerin ise sözleşmenin içeriğine yönelik daha yapıcı değerlendirmelerde bulunduğu dikkat çekiyor. Ancak resmi düzeyde sözleşmeye dönüşe ilişkin net bir adım ya da karar açıklanmış değil.
Sivil Toplum Baskısı Artıyor
Kadın dernekleri, barolar ve insan hakları örgütleri, son zamanlarda düzenledikleri etkinliklerde İstanbul Sözleşmesi’ne dönüş taleplerini yüksek sesle dile getiriyor. Özellikle kadın cinayetleri ve artan şiddet vakaları karşısında sözleşmenin tekrar yürürlüğe alınmasının elzem olduğu vurgulanıyor.
Avrupa Konseyi Ne Diyor?
Türkiye’nin çekilme kararına rağmen, Avrupa Konseyi sözleşmenin hala geçerliliğini koruduğunu ve taraf devletlerin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini sık sık hatırlatıyor. Türkiye’nin yeniden sözleşmeye katılması durumunda, sürecin hızla teknik olarak ilerleyebileceği ifade ediliyor.


