Et fiyatlarına son bir ayda gelen zamlar, daralan alım gücü ve artan yaşam maliyetleri derken, özellikle kırmızı et ve süt ürünleri tüketicinin en çok zorlandığı kalemler haline geldi. Bu tabloya karşı, Et ve Süt Kurumu (ESK) ile Perakendeciler Derneği (PERDER) işbirliğine giderek iki büyük şehirde dikkati çeken bir adım atıldı.
Yapılan protokolle, İstanbul ve Ankara’da PERDER üyesi yerel zincir marketlerde kırmızı et ve tereyağı fiyatları yıl sonuna kadar sabitlendi. Böylece, 31 Aralık’a kadar bu ürünlerde yeni bir fiyat artışı yapılmaması taahhüt edildi.
Dana kıyma 485 TL, kuşbaşı 510 TL, tereyağı 384 TL
PERDER Yönetim Kurulu Üyesi Faruk Güzeldere, amaçlarının artan maliyetlere rağmen tüketiciyi korumak olduğunu belirterek, sabitlenecek fiyatları da kamuoyuyla paylaştı. Buna göre kampanya kapsamında:
Dana kıyma: 485 TL
Dana kuşbaşı: 510 TL
Tereyağı: 384 TL
fiyattan raflarda yer alacak.
Güzeldere, kırmızı et ve tereyağında bu seviyelerin yıl sonuna kadar korunacağını, hem Et ve Süt Kurumu’nun tedarik desteği hem de yerel zincirlerin fedakârlığıyla bu sürecin yürütüleceğini vurguladı.
Kampanya 30 yerel zincirle İstanbul’da, 52 üyeyle Ankara’da
Fiyat sabitleme uygulaması, İstanbul’da PERDER üyesi 30 yerel zincir markette geçerli olacak. Bu zincirlerin farklı ilçe ve semtlerde çok sayıda şubesi bulunduğu düşünüldüğünde, kampanyanın geniş bir nüfusa ulaşması bekleniyor.
Ankara PERDER Başkanı Ramazan Gülhan ise başkentteki tabloyu şu sözlerle özetledi:
Ankara’da 52 üye market ve 800’e yakın şube ile tüketiciye ulaştıklarını,
Kırmızı et ve tereyağı fiyatlarını yıl sonuna kadar sabitlediklerini,
Tedarikte herhangi bir sorun bulunmadığını, uygulamanın kararlılıkla süreceğini ifade etti.
Gülhan, Et ve Süt Kurumu protokolü çerçevesinde dana kıyma, dana kuşbaşı ve tereyağının belirlenen fiyatlardan satışına devam edileceğini, kasap reyonu bulunan kampanyaya dahil marketlerin listesinin de PERDER’in sosyal medya hesapları üzerinden düzenli olarak paylaşılacağını söyledi.
Fiyat baskısına karşı “nefes” adımı
Son dönemde;
Yem, enerji ve lojistik maliyetlerindeki artış,
Şap hastalığının hayvan varlığı üzerindeki olumsuz etkisi,
Piyasada son bir ayda ete gelen 60 TL civarında zam,
özellikle dar gelirli tüketicinin kırmızı ete erişimini zorlaştırmıştı.
Et ve Süt Kurumu ile yerel zincirlerin işbirliğiyle devreye alınan bu kampanya, tüketicinin sofrasında en temel kalemlerden olan et ve tereyağında kısa vadeli bir nefes alanı oluşturmayı hedefliyor.
“Et ve sütte arz problemi yok” mesajı
Kamuoyunda sık sık “et ve süt arzında sorun mu var?” sorusu dile getirilirken, Türkiye Tarımsal Süt Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Tevfik Keskin de konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Keskin, tarım ve hayvancılık alanında istikrarlı politikaların sürdürüldüğünü, piyasada herhangi bir arz sıkıntısı yaşanmadığını belirtti. Türkiye’de et ve sütün yeterli düzeyde bulunduğunu savunan Keskin, fiyat baskısının daha çok maliyet kalemlerindeki artışlardan kaynaklandığına işaret etti.
Bu açıklamalar, fiyat sabitleme uygulamasının bir “kıtlık” ya da “arz paniği” nedeniyle değil, tüketiciyi korumaya dönük geçici bir fiyat istikrarı adımı olarak okunması gerektiğini gösteriyor.

