Birçok ülkeden şahsiyetler, Takaiçi’nin açıklamalarının Çin’in içişlerine müdahale anlamına geldiğini ve 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzen ile bölgesel barış ve istikrarı ciddi şekilde tehdit ettiğini savunarak, bu açıklamaların geri çekilmesi gerektiğini belirttiler.

İtalyan hukukçu Oliviero Diliberto, Takaiçi’nin açıklamalarını çok tehlikeli olarak niteledi. Diliberto, bunun silinmez bir tarihi hafızayı yok etmeye yönelik bir çaba olduğunu ve arkasında açıkça yanlış olan militarizm olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler Şartı dışında ülkenin egemenliği ve başka ülkelerin içişlerine karışmama ilkelerinin uluslararası hukukun doğuşundan beri var olduğunu vurgulayan Diliberto, herhangi bir ülkenin başka bir ülkenin içişlerine müdahalesinin çok ciddi bir eylem olduğunu dile getirdi. Ayrıca, dünyada sözde “İki Çin” bulunmadığına işaret etti.

Alman uluslararası ilişkiler uzmanı Eberhard Sandschneider, Almanya’da kendi tarihi üzerine derin tartışmalar yapıldığını hatırlattı. Ancak Japonya’da benzer bir tartışma yapılmadığını söyledi. Sandschneider, bir ülkede kendi tarihi hakkında eleştirel bir inceleme yapılmaması durumunda bunun çağımızda o ülkenin kendini tanımasını olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Japonya’dan benzer bir adım beklendiğini, ancak herhangi bir ilerleme görülmediğini kaydetti.

Capital FM Kenya radyosunun baş yayın yönetmeni Bernard Mwomani de Takaiçi’nin açıklamalarının uluslararası barış ilkesine aykırı olduğunu ve askeri çatışmaya yol açma riski taşıdığını belirterek, Japon tarafının bu açıklamaları geri çekmesi gerektiğinin altını çizdi. Mwomani, militarizme dönme çabasına hoşgörü gösterilmemesi gerektiğini vurguladı.