DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, kaçak elektrik kullanımının bazı bölgelerde olağan dışı ve sürdürülemez boyutlara ulaştığını belirtti. Binlerce hanenin tüketimine denk gelen elektriğin yasa dışı yollardan kullanılması iddialarının, sadece enerji sektörünü değil; kamu maliyesini, adalet duygusunu, altyapı güvenliğini ve çevreyi de doğrudan tehdit ettiğini vurguladı.
DEVA Partili Hasan Karal, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması talebiyle TBMM’ye yazılı soru önergesi verdi. Elektrik enerjisinin üretimden tüketime kadar stratejik ve yüksek maliyetli bir kamu hizmeti olduğunu söyleyen Karal, bazı tarımsal veya hayvancılık faaliyetleri gibi gösterilen yapılarda, yüksek kapasiteli trafolar üzerinden günlük on binlerce kilovat-saat elektrik tüketildiğine dair basına yansıyan haberlerin kamuoyunda ciddi kaygı yarattığını aktardı.
Bu düzeydeki tüketimin, dürüst abonelerin faturalarına dolaylı maliyet olarak yansıdığını ifade eden Karal, “Kaçak kullanımın bedelini kurallara uyan vatandaş ödüyor. Bu durum sosyal adaletle bağdaşmıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Karal, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’a yönelttiği önergesinde şu soruları sordu:
“2020–2025 yılları arasında ülke genelinde kaçak elektrik kullanımının kamuya toplam maddi maliyeti ne kadardır? Bu kaybın yıllara göre dağılımı nasıl gerçekleşmiştir?
Kaçak elektrik nedeniyle ortaya çıkan bu kaybın, elektrik faturalarına yansıyan dolaylı maliyeti hesaplamakta mısınız? Dürüst abonelerin ödediği bedelin ne kadarının bu kayıpları karşılamaya yönelik olduğu belirlenmiş midir?
Kaçak elektrik kullanımının yoğun olduğu bölgelerde, olağan tüketim ortalamalarının katlanarak aşılması neden erken aşamada tespit edilememektedir? Mevcut izleme, analiz ve alarm sistemleri yeterli mi? Akıllı sayaç, uzaktan izleme ve anlık tüketim analizleri hangi ölçüde kullanılmaktadır?
Yüksek kapasiteli trafoların, ruhsatsız ya da amaç dışı kullanılan yapılarda kurulması nasıl mümkün olmaktadır?
Kaçak elektrikle yürütülen yüksek enerji tüketimli yasa dışı faaliyetlerin; şebeke güvenliği, yangın ve patlama riski, çevresel zararlar ve enerji arzının sürekliliği üzerindeki etkilerine ilişkin Bakanlık tarafından yapılmış bir analiz var mı?
Kaçak elektrikle mücadelede görevli kurumlar arasında veri paylaşımı ve koordinasyon durumu nasıl? Yeterli midir?
Kaçak kullanımın önlenememesinin temel nedenleri nelerdir? Teknik yetersizlik, denetim eksikliği mi, yoksa yaptırımların caydırıcı olmaması mı?
Kaçak elektrik kullanımına ilişkin mevcut cezalar, yüksek kazanç sağlayan faaliyetler karşısında caydırıcılığını yitirmiş midir?
Kaçak elektrikle mücadelede yalnızca cezai yaptırımlar değil; teknolojik, yapısal ve önleyici hangi yeni adımlar atılması planlanmaktadır?”

