DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, TÜİK verilerinin Türkiye’nin birçok üründe iç tüketimin çok üzerinde üretim yapıldığını net şekilde gösterdiğini belirterek, bu üretim gücünün vatandaşın alım gücüne yansımadığını özellikle dünya lideri olunan ürünlerde dahi gördüğünü vurguladı.

Türkiye’nin Üretim Kapasitesi ve İç Piyasadaki Fiyat Sorunu

Türkiye, dünya fındık üretiminin yüzde 60-70’ini ve incir üretiminin yüzde 25-30’unu karşılıyor. Ancak Karal’a göre, üretim kapasitesine rağmen iç piyasadaki fiyatlar vatandaş için ulaşılmaz hale gelmiş ve bu ürünler giderek lüks tüketim maddelerine dönüşmüş durumda.

Tarım Politikalarındaki Yanlışlıklar ve Değer Zinciri Sorunu

Bu sorunun temelinde tarım politikalarındaki hataların yattığını söyleyen DEVA Partili Karal, “Fındık piyasada en az 1500 liradan satılıyor, incir ise 600-700 liradan başlayıp 1000 liraya kadar çıkıyor. Üretim fazlası bir ülkede bu fiyatlar normal değil. Üretim vatandaşa refah olarak dönmüyor. Ayrıca tarım ürünleri ihracatı çoğunlukla işlenmeden yapılıyor; böylece ülke katma değer yaratamıyor. Örneğin fındığı ham madde olarak ihraç ediyoruz, çikolatayı başkaları yapıp bize satıyor; katma değeri başkaları kazanıyor. Üretici kazançtan mahrum kalıyor. Bu sürdürülebilir değil,” ifadelerini kullandı.

Çözüm Yolları ve Tarım Politikalarında Yeni Yaklaşımlar

Karal, mevcut politikaların üretici ile tüketici arasında sağlıklı bir denge sağlamadığını belirterek, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesine rağmen bu gücün verimli yönetilemediğini söyledi. Çözümün planlama ve katma değer odaklı politikalarda olduğunu vurguladı:

“Bugün üretici emeğinin karşılığını alamıyor, vatandaş ürüne erişemiyor. Dünya liderliği sadece istatistiklerde var, hayatın içinde yok. Bu durum üreticiye ve vatandaşa fayda sağlamıyor. DEVA Partisi olarak biz; tarımda esas olanın sadece üretmek değil, doğru planlamak, doğru fiyatlamak ve katma değer üretmek olduğunu savunuyoruz. Üreticiyi maliyetler karşısında koruyan; ürününü değerinde satmasını sağlayan ve tüketiciye uygun fiyatla gıdaya erişim sağlayan bir sistem kurulmalı. Ham maddeyi işleyip değer katan üretim modeli, planlı üretim, güçlü kooperatifler ve etkili piyasa düzenlemeleri olmadan bu sorunlar çözülemez. Türkiye üretir; ancak doğru politikalarla yönetildiğinde kazanır.”