Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, partisinin haftalık olağan basın toplantısında Türkiye gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. Karamahmutoğlu, ilk olarak Zafer Partisi Genel Merkezi’nde düzenlenen “Asgari Ücret ve Geçim Standartları Çalıştayı”na dikkat çekerek, Türkiye’nin Avrupa’da asgari ücretle çalışan oranında açık ara birinci olduğunu vurguladı.

Türkiye’de çalışanların yüzde 37,5’inin asgari ücret veya daha düşük gelirle geçinmeye çalıştığını belirten Karamahmutoğlu, enflasyon karşısında asgari ücretin son 11 ayda yüzde 33,07 oranında değer kaybettiğini söyledi. Reel alım gücünün 15 bin TL seviyesine gerilediğini ifade eden Karamahmutoğlu, Zafer Partisi’nin hem yeni asgari ücretin hem de en düşük emekli maaşının 45 bin TL olması gerektiği kararının arkasında olduklarını kaydetti.

Toplantıda İmralı Cezaevi’nde Abdullah Öcalan ile yapılan son görüşme de gündeme geldi. Karamahmutoğlu, komisyonda sunulan raporun eksik ve karartılmış bilgiler içerdiğini belirterek DEM Parti’nin bu duruma itiraz ettiğini hatırlattı. Görüşme tutanaklarının 16 sayfa olmasına rağmen komisyonda sadece 4 sayfanın sunulduğunu aktaran Karamahmutoğlu, “CHP bilgi edinme imkanı ortadan kalktığı için komisyonda kalmak için bir sebep yoktur. Bu karartmaya ortak olmamalıdır” dedi.

Karamahmutoğlu, PKK ile yürütülen sürecin “al-ver pazarlığı” olduğunu savundu. Parça parça bir affın devreye sokulduğunu, örgüt üyeleri arasında “suça karışan – karışmayan” ayrımının hukuken mümkün olmadığını söyledi.

Karamahmutoğlu, ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın Türkiye’nin S-400 sistemiyle ilgili açıklamalarına da tepki göstererek, “Türkiye’nin S-400’lerden kurtulmaya çalıştığı iddiası doğruysa Savunma Bakanlığı açıklama yapmalıdır. Eğer doğru değilse, bu haddini aşan açıklamaların yaptırımı olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “10 milyonlarla birlikte yeni destanlar yazacağız” sözlerini hatırlatan Karamahmutoğlu, “Kimdir bu 10 milyonlar? Kaçak göçmenlerle destan yazılmaz. Güneyimizdeki terör örgütleriyle yazılabilecek bir destan da yoktur, sadece ağıt vardır” değerlendirmesinde bulundu.

Zafer Partisi sözcüsü, “Ulus devletleri hedef alan büyükelçilerin söylemleri ile içeride yürütülen pazarlık süreci birleştiğinde milletimizin huzursuzluğu artmaktadır. Soruyoruz: Bu destanın önsözünü kim yazıyor?” diyerek sözlerini tamamladı.