Güven Çayyolu Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Refika Hande Karakahya, kataraktın hâlâ dünyanın en sık görülen önlenebilir körlük nedeni olduğunu vurguladı. Dünya genelinde yaklaşık 17 milyon kişinin katarakt kaynaklı körlük yaşadığını hatırlatan Karakahya, yaşa bağlı kataraktların ameliyatında “geç kalmanın” hastaların hem görme hem de genel sağlık durumunu olumsuz etkilediğini söyledi.
Katarakt genç yaşta da görülüyor: 40–49 yaş grubunda oran yüzde 4’e ulaşıyor
Türkiye’de yapılan son çalışmalarda, kataraktın sadece ileri yaşlarda değil, 40’lı yaşlardan itibaren daha sık görülmeye başladığını belirten Doç. Dr. Karakahya, 40–49 yaş grubunda bile katarakt oranının yaklaşık yüzde 4’e yaklaştığını ifade etti.
Karakahya, kataraktın göz merceğinin saydamlığını kaybetmesiyle ortaya çıktığını, bulanık görme, gece görmede zorlanma, ışığa hassasiyet, renklerin soluklaşması ve sık gözlük numarası değiştirme gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini anlattı.
“Bu şikâyetler günlük hayatı, araç kullanmayı, kitap okumayı, merdiven inip çıkmayı etkilemeye başladıysa artık tedaviyi ertelememek gerekir” değerlendirmesinde bulundu.
“Katarakt ameliyatında yaş değil, genel sağlık durumu önemlidir”
Doç. Dr. Karakahya, toplumda yaygın olan “çok yaşlandım, ameliyat bana ağır gelir” düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Yaşa bağlı gelişen kataraktların ameliyatında herhangi bir üst yaş sınırı yok. Burada belirleyici olan, kişinin kronik hastalıkları ve genel sağlık durumu ile gözün cerrahiye uygunluğudur. Özellikle ileri yaşta, görmenin iyice azaldığı dönemlere kadar beklemek; düşme riskini, bağımlılığı ve ev içinde kazaları artırabiliyor.”
Katarakt cerrahisinin, modern tekniklerle genellikle günübirlik ve lokal anestezi altında yapılan, iyileşme süreci hızlı bir işlem olduğuna dikkat çeken Karakahya, pek çok hastanın ameliyat sonrası günlük hayatına kısa sürede dönebildiğini söyledi.
Katarakt sadece gözü değil beyni de etkiliyor
Kataraktın yalnızca “bulanık görme” problemi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Karakahya, özellikle yaşlı bireylerde göz sağlığı ile beyin fonksiyonları arasındaki ilişkiye işaret etti:
Görme azaldıkça beynin aldığı görsel uyarı azalıyor,
Bu durum dikkat, hafıza ve bilişsel fonksiyonlarda yavaşlama yaratabiliyor,
Kişi dışarıya çıkmaktan, sosyalleşmekten kaçınabiliyor; izole bir yaşama doğru sürüklenebiliyor.
Karakahya, katarakt ameliyatı sonrasında bu tabloyun tersine dönebildiğini belirterek şunları ekledi:
“Net görme, beynin aldığı en güçlü uyarılardan biridir. Ameliyat sonrasında görme keskinliği, kontrast görme ve derinlik algısı düzeldiğinde; kişi daha çok hareket eder, sosyal hayata daha aktif katılır. Uzun dönem takiplerde, demansın ilerleme hızının yavaşlayabildiğini gösteren çalışmalar mevcuttur. Yani katarakt ameliyatı, sadece göz sağlığı için değil, bilişsel fonksiyonların korunması açısından da son derece kıymetli bir müdahaledir.”
Ayrıca ileri yaşta düşme ve kalça kırıklarının en önemli nedenlerinden birinin görme kaybı olduğuna dikkat çeken Karakahya, ameliyat sonrası iyileşen derinlik algısının kişinin günlük yaşamda daha güvenli ve bağımsız hareket etmesini sağladığını söyledi.
40 yaş sonrası düzenli göz muayenesi şart
Katarakt tedavisinin tek kesin çözümünün cerrahi olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Karakahya, toplumda sık görülen “damlayla veya ilaçla katarakt eritme” söylemlerinin bilimsel bir karşılığı olmadığını vurguladı.
Kataraktın ilerlemesini durduracak bir ilaç tedavisinin bulunmadığını belirten Karakahya, şu önerilerde bulundu:
40 yaşından sonra düzenli göz muayenesini ihmal etmeyin,
Diyabet, hipertansiyon, kronik kortizon kullanımı gibi risk faktörleriniz varsa kontrollerinizi daha sık yaptırın,
Gece araç kullanırken veya merdiven inip çıkarken zorlanma, ışık saçılmaları, bulanık ya da sisli görme fark ederseniz bir göz hekimine başvurun,
Ameliyat önerildiğinde, “biraz daha idare ederim” diyerek yıllarca beklemeyin.
“İleri yaşta görmeyi iyileştirmek, hayat kalitesine direkt yatırım”
Doç. Dr. Karakahya, sözlerini şöyle tamamladı:
“Katarakt ameliyatında yaş bir engel değil. Aksine ileri yaşta görmenin düzeltilmesi; kişinin bağımsızlığını koruması, ev içinde ve dışarıda daha güvenli hareket etmesi, sosyal hayata katılması ve zihinsel olarak aktif kalması açısından çok kıymetli. Bu nedenle, ameliyatı ertelemek yerine, doğru zamanda ve doğru merkezde tedavi olmak, yaşam kalitesine yapılabilecek en önemli yatırımlardan biridir.”

