Rutte, Alman Basın Ajansı'na verdiği demeçte, "ABD'nin NATO'nun tamamen arkasında olduğuna kesinlikle inanıyorum. Bunda hiç şüphe yok," diyerek AB'nin ABD'den tam savunma bağımsızlığı arayışına girmesine gerek olmadığını söyledi.
Rutte, Avrupa'nın kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk alması gerektiğini, bunun da savunma harcamalarının artırılmasını içerdiğini, ancak bunun transatlantik çerçeve içinde, ABD ile birlikte gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı. ABD'nin Avrupa'da askeri varlığını sürdürmeye ve ittifaka bağlı kalmaya devam edeceğini belirtti.
Rutte'nin açıklamaları, Avrupa Halk Partisi lideri Manfred Weber'in, ABD'deki siyasi belirsizlik ortamında Avrupa'nın Washington'a güvenmeye devam edip edemeyeceğini sorgulayan son yorumlarına doğrudan bir yanıt niteliğindeydi. Weber, Funke Media Group ile yaptığı röportajda Avrupa'nın daha özerk hareket etmeye hazır olması gerektiğini savundu.
Weber, "Trump'ın Amerikan askerleriyle tek başına bir barış çözümü sağlamasını ciddi olarak bekleyemeyiz" dedi ve Ukrayna'daki gelecekteki güvenlik düzenlemelerinin bir parçası olarak Avrupalı askerlerin Avrupa bayrağı altında faaliyet göstermesi çağrısında bulundu.
Bu görüş alışverişi, AB'nin savunma harcamalarını artırması ve daha istikrarsız bir jeopolitik ortama hazırlanmasıyla, Avrupa'da stratejik özerklik üzerine daha geniş tartışmaların ortasında gerçekleşti. Birçok lider Avrupa'nın askeri olarak daha fazlasını yapması gerektiği konusunda hemfikir olsa da, Rutte bu çabayı NATO'dan ayrılma olarak çerçevelemeye karşı uyardı.
Savunma ittifakının ekonomik ve askeri gücünün çoğunun hâlâ AB dışında, öncelikle Amerika Birleşik Devletleri'nde olduğunu ve bu nedenle transatlantik işbirliğinin vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

