Pusula Yatırım’ın değerlendirmesine göre, Federal Rezerv Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, mart ayındaki faiz kararının temel belirleyicisinin Yüksek Mahkeme’nin gümrük tarifeleri kararı değil, 6 Mart'ta açıklanacak şubat ayı istihdam raporu olacağını vurguladı. Waller, ocak ayında özel sektörde beklenmedik şekilde 172 bin kişilik bir istihdam artışı kaydedilmesinin geçici veri kirliliği mi yoksa iş gücü piyasasında kalıcı bir güçlenmeyi mi işaret ettiğini değerlendiriyor. Ocak ayındaki faizlerin sabit tutulması kararına muhalefet eden Waller, istihdam verilerinin sağlam olduğunu kanıtlaması halinde faiz indirimlerine ara vermenin uygun olabileceğini belirtti. Yurt dışı gündemine dair diğer önemli gelişmeler ise şunlar:
Waller, şubat istihdam verisini bir “yazı tura” olarak tanımlayarak temkinli yaklaşımını koruyor. Bu tavrı piyasalardaki beklentilerle de uyumlu; FedWatch verileri, federal fon oranının yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit kalma olasılığını yüzde 96 olarak gösterirken, 2 yıllık tahvil faizleri de yaklaşık yüzde 3,48 seviyesinde durağan seyrediyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Washington’da yaptığı konuşmada, Avrupa’nın kriz dönemlerindeki çevikliğini artık yapısal reformlara yansıtması gerektiğine dikkat çekerek kıtanın yeni büyüme modelini açıkladı. Dış talebe dayalı eski modelin, küresel ticaret gerilimleri ve tarifeler nedeniyle geçerliliğini yitirdiğini belirten Lagarde, 2025’te Euro Bölgesi ekonomisinin yüzde 1,5 büyümesinin tamamen iç talebe bağlı olduğunu, cari fazlanın ise yüzde 1,6’ya inerek daha dengeli hale geldiğini ifade etti. Avrupa’nın teknoloji üretmek yerine yapay zekayı imalat sanayisine entegre etmeye odaklandığını (AB firmalarının %50’si yapay zeka kullanırken bu oran ABD’de %33), kurumsal yatırımcıların Avrupa’ya olan ilgisinin yıl sonunda %8’den %40’a yükseldiğini aktaran Lagarde; dijital hizmetler ve sermaye piyasalarındaki engellerin kaldırılması halinde, GSYİH’nin ABD tarifelerinin olası zararından dört kat fazla fayda sağlayacağını savundu. Lagarde ayrıca, 27 ülkenin oybirliğini beklemeden gönüllü ülkelerin öncülük edeceği "28. rejim" gibi esnek iş birliği modelleriyle Avrupa’nın 8 trilyon euroluk atıl hanehalkı birikimini yatırıma dönüştürme potansiyeline sahip olduğunun altını çizdi.
Ifo Enstitüsü’nün son verilerine göre Almanya’da iş dünyasının morali şubat ayında beklentilerin üzerinde değişim göstererek 88,6 puana yükseldi. Bu artış, ekonominin toparlanma sinyalleri verdiği yönündeki umutları güçlendirdi. Şirketlerin mevcut duruma dair memnuniyetleri 86,7’ye, gelecek beklentileri ise 90,5 puana tırmandı. Özellikle imalat sektöründe güçlü siparişler ve hizmet sektöründeki hızlanma, bileşik PMI’ın dört ayın zirvesine çıkmasını sağladı. Ticaret dışındaki sektörlerde iyileşme görülse de uzmanlar, ABD’nin yeni gümrük politikalarının yarattığı belirsizlikler, euronun güçlenmesi ve kış şartları gibi risklerin, bu döngüsel yükselişi yavaşlatabileceği konusunda uyarıyor.

