Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, Zafer Partisi'nin 2026 çalışma yılını İstanbul'dan başlattıklarını belirterek, bugün Üsküdar'da çalışmalara başladıklarını söyledi. Ay sonuna kadar çalışmaları İstanbul'da sürdüreceklerini ifade eden Özdağ, İstanbul'un Türkiye'nin ekonomik, sosyal ve kültürel merkezi olduğunu vurgulayarak, "İstanbul'da siyaset, Türkiye'yi şekillendiren siyasettir. Yaklaşık 10 milyon seçmeniyle ve diğer 80 ildeki temsil gücüyle İstanbul siyaseti büyük önem taşımaktadır." diye konuştu.
Bugüne üzücü bir haberle başladıklarını dile getiren Özdağ, ülkede 16 milyon, şimdi ise 16 milyon 800 bini aşan insanı ilgilendiren olumsuz bir gelişmeyi öğrendiklerini belirtti. SGK ve BAĞ-KUR emeklileri ile memur emeklilerine yapılan zamlar açıklandığını aktaran Özdağ, şu ifadeleri kullandı:
"SGK ve BAĞ-KUR emeklilerine yüzde 12,19, memur emeklilerine ise 18,61 oranında zam yapılmış. Böylece en düşük emekli maaşı 18 bin 840 liraya yükseldi.
Ne yazık ki emekliler, 2025 senesinde olduğu gibi açlık ve sefaletle sınanmaya devam edecek. Bu, milli gelirden emeklilere, dul ve yetimlere ayrılan payın azaldığı dokuzuncu yıl. Sefaletin ve açlığın arttığı bir dönem yaşıyoruz. Bazı emekli yurttaşlarımız Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde geceleri ısınmak için kamu binalarına sığınmak zorunda kalıyorlar. İnanılır gibi değil. Çünkü diğer seçeneği sokakta kalmak ya da çok kötü şartlarda, çok ucuz otellerde tek başına yaşamak olan binlerce emekli var ve biz bundan dolayı üzülüyoruz. Bu maaş insan onuruna yakışır bir ücret değil ve emekli bunu hak etmiyor, dul ve yetim de bunu hak etmiyor. Asgari ücrette yaşanan hayal kırıklığı sürerken, şimdi emekli, dul ve yetimlerin karşı karşıya kaldığı bu durumu kabul etmek mümkün değildir."
Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro'nun kaçırılmasıyla ilgili de konuşan Özdağ, "Venezuela Cumhurbaşkanı'nın bir grup Amerikan askeri tarafından, Venezuela'daki bazı çevrelerin iş birliğiyle kaçırılması, devletler hukuku ve demokrasi açısından kabul edilemez bir durumdur. 1648'de Westfalya Barışı ile modern milli devletlerin temeli atılmış ve egemenlik hakları kabul edilmiştir. Bu sistem, 1648'den beri devam etmektedir. Ancak bu olay, sistemin yıkıldığını ve tekrar orta çağa dönüldüğünü gösteren bir eylemdir." dedi.
Bir diğer önemli gelişmenin kuşkusuz İran'daki durum olduğunu ifade eden Özdağ, şunları kaydetti:
"İran'da rejimin kötü yönetimi, ambargolar ve kuraklık sonucunda büyük bir toplumsal huzursuzluk ortaya çıktı. Bu huzursuzluk şimdi sokaklara taştı ve rejimin devrilmesine doğru evrilebilecek bir süreç olarak bazı ülkeler —özellikle İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri— tarafından desteklenmek isteniyor. İran'da ortaya çıkabilecek iç savaş ve savaş tehdidinin Türkiye'yi yakından ilgilendirdiğini görüyoruz. Ayrıca, böyle bir durumda İran'ın sınırlarımızdaki milyonlarca Afgan göçmeni Türkiye sınırına doğru zorlayacağını öngörüyoruz. Bu nedenle AK Parti hükümetine sesleniyoruz: Türkiye-İran sınırındaki önlemler, sınırın geçilmez hale gelmesini sağlayacak şekilde artırılmalıdır. Üç ya da dört metrelik duvarlar, yüz binlerce kişi sınıra ilerlerse yetersiz kalır. Mevcut önlemler yetersiz kalırsa, yüz binlerce yeni sığınmacı Türkiye'ye gelir. Şimdiden en caydırıcı ve etkili önlemleri almakla yükümlüsünüz."

