Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, açıklamasında, "Mersin ziyaretimiz kapsamında Adalet Mülkün Temelidir Derneği, 27. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü ve Gelecek Bin Yıl Derneği'nin ortak düzenlediği panelde, Öcalan Komisyonu’nun faaliyetlerinin perde arkası hakkında görüşlerimizi değerli Mersinlilerle paylaşacağız. Panele benim dışımda Prof. Dr. Süheyl Batum ve Terör Uzmanı Gazi Emekli Subay Abdullah Ağar da katılacak. Yarın tamamlayacağımız temasların ardından Mersin'in ilçelerinden Ankara'ya döneceğiz." ifadelerini kullandı. 

Zafer Partisi'nin Mersin'deki çalışmalarının sürdüğünü belirten Özdağ, il başkanı ve ilçe başkanlarını emeklerinden dolayı kutladı. 

Türkiye'nin erken genel seçime ihtiyaç duyduğunu söyleyen Özdağ, şöyle devam etti:

"Hiç vakit kaybetmeden erken seçime gitmeliyiz çünkü ülkemiz, ağır bir ekonomik krizin içinde ve 8 yıldır büyük zorluklarla mücadele ediyor. Bu süreçte sabit gelirliler, maaşlarıyla geçinenler, emekçiler, esnaf ve çiftçiler milli gelirden aldıkları payın giderek azaldığını yaşıyor. Küçük bir azınlık, verilen ihalelerle zenginleşirken toplumun yüzde 80'i derin bir yoksulluk ve fakirlik içinde yaşam mücadelesi veriyor. On altı milyon emekli, dul ve yetim aldıkları maaşla ancak aç kalmaktan kurtulabiliyor. Asgari ücret, sadece küçük bir grup için yeterli olurken, çalışanların büyük çoğunluğu asgari ücretle geçinmek zorunda bırakılıyor. Bugün belirlenen asgari ücretin gerçek satın alma gücü 15 bin liraya gerilemiş durumda. Yani asgari ücretle çalışanlar da adeta açlığa mahkûm ediliyor." 

“Hukukun olmadığı bir ülkede ekonomi gelişemez. Doğru eğitim politikaları uygulanmadığında eğitim, istihdamla birleşemez. Türkiye de bu sorunlarla karşı karşıya. Bir yanda kötü düzenlenmiş eğitim sistemi, yeni genç işsizler yaratıyor. Öte yandan, sert ceza hukuku uygulamaları ve artan adaletsizlik, iş dünyasının sermayesini Türkiye'den dışarıya taşımasına yol açıyor. Türk sanayisi bir çöküş süreci yaşıyor. Sanayiciler fabrikaları kapatırsa, zaten yüksek olan işsizlik daha da artacak. Hukukun hakim olmadığı bir ortamda Türk sanayicisi, uluslararası üretimle rekabet edebilecek koşulları kaybederek sermayesini yurtdışına taşımak zorunda kalıyor. İşte bu nedenle, Türkiye'nin 30 yılda inşa ettiği tekstil sektörünün birkaç yıl içinde Mısır’a göç ettiğini görüyoruz.”

Hibya Haber Ajansı