Vücudunuzda bazı değişiklikleri fark edebilirsiniz. Örneğin yürüyüşünüz yavaşlıyorsa, yazdığınız yazılar giderek küçülüyorsa, içe dönük ve
duygusal yönden çöküntü yaşıyorsanız dikkat edin ! Alzheimer hastalığından sonra en
sık görülen ve merkezi sinir sistemini etkileyen hastalıklardan biri olan Parkinson’un
başlangıç evresinde olabilirsiniz. Beyinde eksilen dopaminin neden olduğu
Parkinson hastalığının tedavisinde öncelik dopamin etkisi yaratacak ilaçlar ya da
Tedavi sürecine ek olarak fizik tedavi uygulamaları ile bireysel egzersizler de
hastaların günlük yaşam kalitesini yükseltiyor. Özellikle sanal gerçeklik oyunları ya
da bireysel sporlar, hastanın tedavi sürecini olumlu etkiliyor. Doç. Dr. Z Betül Yalçıner ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. M. Pınar Dönmez, Parkinson hastalığı
ile ilgili şu bilgileri verdi:
Parkinson sendromu, hareketlerin azalması, güçleşmesi, yavaşlaması ve eşlik eden kas tonusundaki
artış ile kademeli olarak ilerleyen bir merkez sinir sistemi hastalığıdır. Nörodejeneratif hastalıklar
arasında Alzheimer hastalığından sonra en sık rastlanılan ikinci hastalıktır. Genel nüfusta binde 2-3,
55 yaş üzerinde ise %1 civarındadır. Seksenli yaşlarda sıklığı %3-4’e kadar çıkabilir. Hastalığın
başlangıç yaşı ortalama 50-60 yaş aralığında olmakla birlikte genç yaşlarda da başlayabilir. Tüm
hastaların %5'inde hastalık 40 yaşından önce başlar. Bu durumda genç başlangıçlı, 20 yaşın altında
başlayan hastalarda ise jüvenil Parkinson hastalığından söz edilir.

DİKKAT ! HAYATINIZ VE HAREKETLERİNİZ YAVAŞLIYORSA PARKİNSON OLABİLİR

Parkinson sendromunu oluşturan semptomlar, hareketin başlamasında güçlük, hareketin
yavaşlaması ya da hiç yapamama hali, kaslarda hareket esnasında oluşan sertleşme esneklik kaybı,
bazen eşlik eden postüral dengesizliktir.
Donmalar yani hareketin ya da konuşmanın durması da belirtiler arasındadır ve tipik olarak
yürümenin durmasına yol açacak şekilde alt ekstremiteler de görülür. Bazı hastalarda ses kısılması
ve konuşmanın durması da olasıdır.

PARKİNSON HASTALIĞINDA TİTREME HAREKET HALİNDE DEĞİL, İSTİRAHATTEYKEN OLUŞUR

Parkinson hastalığı teşhisi koyabilmek için bu bulgulardan mutlaka hareketlerde yavaşlamanın yani
bradikinezinin olması gerekir. Buna ek olarak istirahat tremoru veya kaslarda sertleşmenin
bulunması Parkinson hastalığının tanısını koydurur. Hastalık hemen her zaman asimetrik olarak,
vücudun bir yarısında başlar.
İlk belirtiler sıklıkla bir ekstremitede istirahat tremoru, bir elin özellikle ince hareketlerde
beceriksizleşmesi, tutuklaşması, yavaşlaması ya da tüm hareketlerin, özellikle yürümenin
yavaşlaması, vücudun öne doğru eğilmesi şeklindedir.

 

EL YAZINIZ PARKİNSON'U ELE VERİR

Bu belirtiler kural olarak sinsi başlayıp yavaş ilerlerler, zamanla hastalık vücudun diğer yarısına da
geçer. Hastalar spontan olarak ya da sorulduğunda yazılarının değişip küçüldüğünü, düğme
iliklemek ya da açmak gibi ince işlerde zorluk çektiklerini, gece yatakta dönmenin, yerlerinden
kalkmanın güçleştiğini, hareketlerinin ve yürümelerinin yavaşladığını, ayaklarını sürterek
yürüdüklerini, harekete başlamada güçlük çektiklerini buna karşın kaba kas kuvveti gerektiren
işlerde güçsüzlük fark etmediklerini söylerler.
Terleme, tükürük salınımı ve derinin yağlanması artabilir, hastalığın başlangıcında omuz, sırt,
ekstremite ağrıları olabilir. Omuz ağrısı başlangıç bulgusu olarak oldukça sıktır, bu tip hastaların
teşhisi ağrıya odaklanıldığı için gecikebilir.
Hasta yakınları yüzün donuklaştığını, sesin hafif çıktığını ve konuşmanın anlaşılmasının güçleştiğini
bildirebilirler. Bazı hastaların ilk belirtileri arasında derin uykuda bağırma ya da tekme atma gibi
hareketlerdir. Kabızlık, bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına bağlı olarak oluşur. Yutkunmada
zorluklar görülebilir. Hastalığa bağlı olarak kişinin duygu durumunda dalgalanmalar oluşabilir.
Depresyon görülebilir.

TEDAVİNİN AMACI: KAYBEDİLEN DOPAMİNİ SAĞLAMAK

Parkinson hastalığının semptomatik tedavisindeki ana yaklaşım azalmış dopaminerjik geçişi
arttırmaya yönelik bir yerine koyma tedavisidir. Bazı ilaçlar beyin tarafından dopamine
dönüştürülmekte, bazıları ise dopamin benzeri etki yaratmaktadır. Bu ilaçlar Parkinson hastalığının
yol açtığı sorunları geciktirmekte, özellikle başlangıç aşamasındaki hastalığın neden olduğu
problemleri hafifletmektedir.
Bu tedavinin kullanılmaya başlamasıyla hastaların prognozu anlamlı olarak düzelmiş ve ortalama
yaşam beklentileri uzamıştır.
Son yıllarda Parkinson hastalığının cerrahi tedavisi de tekrar güncellik kazanmıştır. Beynin belirli
bölgelerinin yüksek frekanslı ses dalgalarıyla yakılması ya da hedef bölgelere yerleştirilen derin elektrotlar vasıtasıyla uygulanan yüksek frekanslı elektrik uyarılarıyla (derin beyin stimülasyonu) bu
bölgedeki anormal aktivitenin değiştirilmesi hedeflenmektedir.

REHABİLİTASYON VE FİZİK TEDAVİ İLE YAŞAM KALİTESİ YÜKSELTİLİR

Parkinson tedavisinde rehabilitasyon egzersizleri, ilaç ve cerrahi tedavilerin tamamlayıcı bileşenidir.
Bu egzersizlerin hedefi fonksiyonel beceriyi arttırmak ve hastalığa bağlı ikincil komplikasyonlardan
korumaktır. İnsanlar tarafından algılanan esenlik duygusu olarak tanımlanan yaşam kalitesi,
Parkinson hastalığı gibi kronik hastalıklarda önem kazanan bir tanımlamadır.
Hastanın güç koordinasyon, denge dayanıklılık ve günlük yaşam aktivitelerindeki becerisini korumak
ve artırmak üzere kişiye özel planlanan fizyoterapi programları, genel anlamda hastaların yaşam
kalitesini arttırır.

EGZERSİZ YAPMAK, İLAÇ DOZUNUN DÜŞÜRÜR

Uzun yıllar Parkinson hastalığında fizyoterapinin şüpheli ve kısa süreli bir etkisi olduğu
düşünülmüştür. Yakın zamanda egzersize bağlı beyindeki sinir dokularında plastik değişimler
oluştuğu saptanmış ve egzersiz tedavilerinin önemi artmıştır. Egzersizler beyinde hem bağlantıları
güçlendirir, hem sinir iletisini arttırır. Böylece egzersizin, hastaların kullanması gereken
dopaminerjik ilaç dozlarının bile daha düşük kalmasını sağlayabileceği konuşulmaktadır.

SANAL GERÇEKLİK OYUNLARI İLE MOTOR GELİŞİMİNİ DESTEKLEYİN


Egzersiz, Parkinson hastalarında sık görülen kaygı ve depresyonun tedavisinde de oldukça etkilidir.
Parkinson hastalarında klasik fizyatrik tedavi, aerobik egzersizler, esneklik, kas güçlendirme,
koordinasyon ve denge, postur egzersizleri, atlama, yürüme bandı egzersizleri, uğraşı terapisi, dans
ve ritim tedavisi gibi egzersizler içerir.
Son zamanlarda MIRT tekniğinden yani aerobik, motor-bilişsel ve yoğun bir rehabilitasyon
tedavisinden ve duyu bütünlüğü terapilerinden, sanal gerçeklik oyunları ve bio-feedback, robotik
fizik tedavi programları ve konvansiyonel olmayan tedaviler (örn: dans, dövüş sanatları) gibi
yenilikçi teknikler ile hastalarda daha işlevsel sonuçlar alındığı saptanmıştır. Bu programlar pratik ve
öğrenme hedefli olmalı, hastanın durumuna özel yoğunluk, özgünlük ve karmaşıklıkta seçilmelidir.
Parkinson hastaları için bireysel hastaların, bireysel özelliklerine uygun egzersizlerden seçilerek
çizilen bir tedavi planlaması, hastaların ilaç kullanım miktarı ve günlük yaşam kalitesi üzerinde
olumlu etkilere sahiptir. SANAL GERÇEKLİK OYUNLARI
OYNAYIN.DİNLENİRKEN TİTREYEN ELLER PARKİNSON’A İŞARET EDİYOR.
EL YAZINIZ KÜÇÜLÜYORSA DİKKAT!
YAŞLANIYORUM HAREKETLERİM YAVAŞLIYOR DEMEYİN,
PARKİNSON’A KARŞI ÖNLEMİNİZİ ALIN...