A1 Capital'in değerlendirmesine göre ABD Merkez Bankası (Fed), para politikası faiz oranını beklenildiği gibi %3,5 ile %3,75 arasında sabit tuttu. Karar, 10'a 2 oyla alınırken, üyeler Stephen Miran ve Chris Waller beklenen 25 baz puanlık faiz indirimi talebini destekledi. Başkan Jerome Powell'ın ekonomik görünümün "açıkça iyileştiğini" belirtmesi ve faiz artırımlarına ara verilmesi yönündeki geniş desteği dikkat çekti. İşte önemli detaylar:
Fed'in Faiz Politikası ve Ekonomik Görünüm
Powell, piyasaların Haziran ayında faiz indirimi beklentisine odaklandığını söylerken, ilerisi için fazla ipucu vermedi. Aralık toplantısında istihdamda aşağı yönlü riskler vurgulanmıştı ancak bu ay bu ifade çıkarıldı, büyüme "sağlam" ve işsizlikte "bazı istikrar işaretleri" gözlendi. Ayrıca tarifelerin etkisinin büyük oranda geçerli olduğu belirtildi. Yatırımcılar, Nisan ayına kadar faiz indirimi olasılığını %26'ya çekerken, Haziran'ı %61 ile daha olası görüyor.
Fed Başkanı Powell'ın Tavrı ve Sonrası
Powell, merkez bankasındaki geleceği ve Trump yönetimi tarafından açılan ceza soruşturmasına dair soruları geçiştirirken, yerine gelecek kişiye samimi tavsiyelerde bulundu: "Seçilmiş siyasetten uzak durun, seçilmiş siyasete bulaşmayın." Mayıs sonunda başkanlık görevi sona erse de, yönetim kurulu üyeliği iki yıl daha devam edecek. Piyasalar, BlackRock'ın baş tahvil yatırım yöneticisi Rick Rieder'i Fed başkanlığı için en güçlü aday olarak görüyor. Yarışta Beyaz Saray ekonomi danışmanı Kevin Hassett, Fed Başkan Yardımcısı Christopher Waller ve eski Fed Başkanı Kevin Warsh da bulunuyor.
Trump Yönetimi ve Fed Başkanlığı
Trump, Fed başkanını seçerken faiz indirimini önemli bir ölçüt olarak benimsedi. Piyasalar ise yeni başkanın Fed’in yasal bağımsızlığını korumayı sürdüremeyebileceği endişesi taşıyor.
ABD'deki Kritik Mineraller ve Yatırımcı Eğilimleri
Trump yönetimi, elektrikli araçlar, yarı iletkenler, savunma sistemleri ve tüketici elektroniği için hayati önemde olan kritik mineral projelerine asgari fiyat garantisi verme planlarından geri adım attı. Bu, Kongre’den yeterli fon sağlanamaması ve piyasa fiyatlandırmanın zorluğunun örtülü kabulü olarak değerlendiriliyor.
Yatırımcılar fiziki varlıklara yönelirken altın ve gümüş tüm zamanların en yüksek seviyelerine çıktı. ABD Başkanı Trump’ın İran ile nükleer silahlar konusunda anlaşma sağlanamaması halinde olası saldırılar uyarısı, petrol fiyatlarını dört ayın zirvesine taşıdı.
Jeopolitik Riskler ve Ortadoğu'daki Gelişmeler
Trump, İran’ı masaya oturmaya davet etti ancak anlaşma sağlanamazsa daha şiddetli müdahaleler olacağı uyarısında bulundu. Tahran, ABD, İsrail ve destekçilerine karşı misilleme tehdidini sürdürdü. ABD’nin çeşitli güvenlik güçlerine ve liderlere yönelik hedefli saldırı seçeneklerini değerlendirdiği belirtiliyor. İsrail ile Arap yetkililer hava gücünün tek başına dini liderleri deviremeyeceğini söylüyor. ABD gemilerinin Orta Doğu’ya gönderilmesi ve Trump’ın İran’a yönelik defalarca müdahale tehdidi, askeri harekat ihtimalini artırdı.
Altın ve Gümüşte Rekorlar Kırılıyor
Jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle altın, ons başına 5.600 dolara yaklaşarak yeni rekor kırdı; gümüş ise 120 dolara çok yaklaştı. Artan ABD borcu ve küresel ticaret sisteminin bölgesel bloklara ayrılma işaretleri, altına talebi artırıyor. Altın artık sadece kriz veya enflasyona karşı değil, aynı zamanda nötr ve güvenilir bir değer saklama aracı olarak kabul ediliyor. Parabolik yükselişin ardından bir geri çekilme beklenirken, 2026 yılı boyunca destekleyici temel göstergeler bu düşüşlerin alım fırsatı yaratacağını gösteriyor.
Petrol Fiyatlarında Üst Üste Üçüncü Gün Yükseliş
ABD'nin Ortadoğu'nun önemli petrol üreticisi İran’a olası askeri müdahalesi endişesiyle Asya piyasalarında petrol fiyatları %1,5’in üzerinde artış göstererek üçüncü gün de yükseldi. Brent petrol vadeli işlemleri %1,5 artarak varil başına 69,39 dolara, ABD Batı Teksas Ham Petrolü ise %1,7 yükselerek varil başına 64,27 dolara ulaştı. Her iki kontrat da Pazartesi’den bu yana yaklaşık %5 artış kaydederek 29 Eylül’den bu yana en yüksek seviyelerde bulunuyor.
Borsa İstanbul’da BlackRock Etkisi
BlackRock’ın başarılı fonlarından biri, enflasyonun yavaşlaması ve cazip çarpanlar sayesinde Türkiye’ye yatırımını portföyünün %10’una çıkardı ve burayı en büyük üçüncü yatırım durağı haline getirdi. Fon yöneticileri, Türk bankalarının küresel ölçekte ucuz kaldığını ve kredi notu görünümündeki iyileşmeyle Borsa İstanbul’un dolar bazında gelişmekte olan piyasalardan daha iyi performans gösterdiğini vurguluyor. Ayrıca yatırımcıların pozisyon kapatma telaşıyla BIST 13,512 seviyesine kadar yükseldi. Piyasa stop seviyeleri hala aşağıda olduğundan, özellikle yeni yatırımcıların pozisyon alırken dikkatli olmaları öneriliyor.

