Kandil’den AFP’ye konuşup şart koştular

Habere göre, terör örgütü PKK’nın sözde yöneticilerinden Amed Malazgirt, AFP muhabiriyle Kandil Dağı’ndaki bir sığınakta görüştü. Malazgirt, Abdullah Öcalan’ın yıllar içinde başlattığı bütün adımların atıldığını, bundan sonra örgüt adına “yeni bir adım atılmayacağını” söyledi.

Malazgirt, sürecin bundan sonrasında Türk devletinin tutumunu izleyeceklerini kaydederek, iki temel şart ileri sürdü:

Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması
Türkiye’deki Kürtlerin anayasal ve resmî statüyle tanınması
PKK yöneticisi, bu iki talep karşılanmadan sürecin “başarılı olamayacağını” iddia etti.


“Öcalan içeride olduğu sürece özgürlük olmaz” çıkışı

Örgütün bir diğer sözde yöneticisi Serda Mazlum Gabar da aynı ajansa konuşarak benzer bir çizgi izledi. Gabar, Öcalan cezaevinde kaldığı sürece “Kürt halkının gerçek anlamda özgür olamayacağını” savundu ve süreçte atılacak her adımı doğrudan İmralı’daki hükümlünün durumuna bağladı.

Bu açıklamalar, örgütün, siyasi süreci Öcalan’ın şahsi statüsüne endeksleme çabasının yeni bir örneği olarak yorumlanıyor.


Bahçeli’nin destek verdiği süreç ve Öcalan’ın silah bırakma çağrısı
Ankara’da süren tartışmaların merkezinde ise, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin destek açıklamaları ve sonrasında gelişen süreç var.

Cumhur İttifakı’nın ortaklarından Bahçeli’nin, silahların tamamen bırakılması ve “Terörsüz Türkiye” hedefine destek verdiğini açıklamasının ardından, İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan da kamuoyuna yansıyan mesajlarında örgüte silah bırakma çağrısında bulunmuştu. 

Bu çağrı üzerine örgüt içinde bir dizi adım atıldı:

11 Temmuz’da bir grup PKK’lı, sembolik bir törenle silah bıraktığını duyurdu.
Örgüt, 16 Kasım’da, çatışma riski gerekçesiyle Irak’ın kuzeyindeki Zap bölgesinden çekildiğini açıkladı.
Bu gelişmeler, sürecin kalıcı bir sona mı yoksa geçici bir taktiğe mi işaret ettiği tartışmalarını da beraberinde getirmişti. 


51 üyeli komisyon İmralı’ya gitti

Süreç çerçevesinde TBMM çatısı altında kurulan 51 üyeli “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”, terörün gündemden tamamen çıkarılması, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi ve demokratikleşme adımlarının ele alınması hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. 

Komisyon, 18 Kasım’da İmralı Adası’na giderek Abdullah Öcalan’la görüşme kararı aldı.

Bu kapsamda:

AKP’li Hüseyin Yayman,
MHP’li Feti Yıldız,
DEM Parti’li Gülistan Kılıç Koçyiğit
oluşan üç kişilik heyet, 24 Kasım’da İmralı Cezaevi’ne giderek Öcalan’la görüştü. Ziyaret, komisyonun çalışmalarında kritik bir dönemeç olarak görülse de, görüşmenin ayrıntıları kamuoyuyla paylaşılmadı.


Görüşmenin ayrıntıları sır: Tutanak açıklanacak mı belli değil

Komisyon heyetinin İmralı’da yaptığı görüşmede nelerin konuşulduğu, Öcalan’ın sürece dair nasıl bir çerçeve çizdiği ve bu görüşmenin resmi tutanaklarının kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağı belirsizliğini koruyor. 

Şimdilik bilinenler:

Komisyonun bir sonraki toplantısının 4 Aralık’ta yapılacağı,
Bu toplantıda hem İmralı görüşmesinin değerlendirilmesinin hem de sonraki yol haritasının ele alınacağı,
PKK’nın AFP üzerinden dillendirdiği “Öcalan serbest bırakılmadan adım yok” mesajının sürecin seyrini zorlaştıracağı yönündeki kaygıların arttığı.

Süreci zorlayan şartlı dil

PKK’nın üst düzey kadrosundan gelen son açıklamalar, TBMM merkezli siyasal çözüm arayışı ile örgütün talepleri arasındaki mesafenin hâlâ çok ciddi olduğunu gösteriyor.

Bir yanda, silahların tamamen bırakılması ve terörün gündemden çıkması için kurulan ve geniş katılımla çalışan bir TBMM komisyonu, 
Diğer yanda ise, Öcalan’ın serbest bırakılması ve Anayasa’da özel tanınma şartına bağlanan, yüksek tansiyonlu ve tehditkâr bir örgüt dili bulunuyor.
Sürecin önümüzdeki haftalarda nasıl şekilleneceği, hem komisyondan çıkacak kararlar hem de örgütten gelecek yeni açıklamalarla netlik kazanacak.