Tayland ile Kamboçya arasındaki yıllardır süren sınır anlaşmazlığı, 8 Aralık 2025 sabahı yeni ve tehlikeli bir eşiğe taşındı. Tayland ordusu, Kamboçya tarafının açtığı ateş sonucu bir Tayland askerinin hayatını kaybettiğini, en az dört askerin de yaralandığını açıklamasının ardından, Kamboçya’daki askeri mevzilere savaş uçaklarıyla hava saldırısı başlattığını duyurdu.
Kamboçya ise Tayland’ı “saldırganlıkla” suçlayarak kendi birliklerinin yalnızca savunma pozisyonunda olduğunu savundu ve hava saldırıları nedeniyle en az birkaç sivilin yaralandığını bildirdi. Phnom Penh yönetimi, buna rağmen misillemeden kaçındığını vurguluyor.
Sınır hattında savaş atmosferi
Tayland ordusuna göre savaş uçakları, özellikle Kamboçya’nın topçu ve havan atışlarına destek veren sınır ötesi noktalara yönelik nokta saldırılar düzenledi. Açıklamalarda, hedefin “sınırdaki Tayland birliklerine atış yapan Kamboçya ateş destek unsurları” olduğu ifade edildi. tribuneindia.com
Saldırıların, gün içinde zaman zaman yeniden alevlenen topçu ve hafif silah çatışmalarıyla birlikte devam ettiği, iki ülke sınırındaki gerilimin “son yılların en tehlikeli seviyesine” çıktığı belirtiliyor. Deutsche Welle

Ateşkes kâğıt üzerinde kaldı
Bugünkü hava saldırıları, yaz aylarında tırmanan çatışmaların ardından Ekim ayında imzalanan ve ABD ile Malezya’nın da arabuluculuk yaptığı barış anlaşmasını fiilen askıya almış durumda. Daha önceki çatışmalarda her iki taraftan onlarca asker ve sivil hayatını kaybetmiş, 300 bini aşkın kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştı.
Kasım ayında Tayland’ın, Kamboçya’yı ateşkesi ihlal ve yeni kara mayınları döşemekle suçlayarak anlaşmanın bazı maddelerini askıya alması, sürecin kırılganlığını zaten ortaya koymuştu. Bugün başlatılan hava saldırıları, “2025 Kamboçya–Tayland sınır krizi” olarak anılan çatışmaların ikinci aşamasının en ciddi tırmanması olarak değerlendiriliyor.
On binlerce sivil tahliye ediliyor
Çatışmaların yoğunlaştığı sınır köylerinde yaşayan binlerce sivil, her iki tarafta da güvenli bölgelere naklediliyor. Tayland makamları, risk altındaki bölgelerde yüz binlerce kişiyi kapsayan geniş ölçekli tahliye planlarının devreye alındığını, Kamboçya tarafında da özellikle Oddar Meanchey eyaletinde çok sayıda ailenin geçici kamplara taşındığını açıkladı.
Yerel kaynaklar, sınır hattında okul, sağlık ocağı ve akaryakıt istasyonu gibi sivil altyapının daha önceki çatışmalarda zarar gördüğünü, yeni saldırıların bölgedeki insani krizi derinleştirme riski taşıdığına dikkat çekiyor.
Karşılıklı suçlamalar ve diplomatik restleşme
Bangkok yönetimi, Kamboçya’yı ağır silah ve roket sistemlerini sınır hattına yığmak, kara mayınlarıyla Tayland topraklarını hedef almak ve ateşkesi sistematik biçimde ihlal etmekle suçluyor. Phnom Penh ise Tayland’ın sınır ötesi saldırılarını “uluslararası hukukun ihlali” olarak nitelendiriyor ve sivillerin hedef alındığını iddia ediyor.
Her iki taraf da resmî olarak savaş ilan etmiş değil; ancak kullanılan ağır silahlar, savaş uçakları ve topçu sistemleri, çatışmayı fiili bir savaş atmosferine taşımış durumda. Askerî uzmanlar, krizin kontrol altına alınmaması hâlinde daha geniş çaplı bir bölgesel güvenlik riskinden söz ediyor.
ASEAN ve dünya kamuoyundan ‘itidal’ çağrısı
Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’nin (ASEAN) dönem başkanı sıfatıyla Malezya Başbakanı Anwar İbrahim, taraflara “maksimum itidal” çağrısı yaparak, sınır hattında bağımsız gözlemcilerin görev yapacağı bir mekanizma kurulmasını gündeme getirdi. ABD ve diğer bölge ülkeleri de gerilimin daha fazla tırmanmaması için acil diyalog çağrısında bulunuyor.
Diplomatik kaynaklar, krizin çözümü için arka kapı diplomasisi kanallarının açık olduğunu ancak sahadaki çatışmaların yoğunluğu arttıkça müzakere alanının daraldığını belirtiyor.
Krizin arka planı: Eski ihtilaf, yeni cepheler
Tayland ve Kamboçya arasındaki sınır anlaşmazlığı, özellikle tapınak ve tarihi miras alanlarının bulunduğu bölgelerde on yıllardır çözülemeyen bir sorun. 2025 boyunca; insansız hava araçları, ağır topçu sistemleri ve kara mayınlarıyla gölgelenen bir “düşük yoğunluklu savaş” yaşandı. Bu süre zarfında yüz binlerce sivil yerinden oldu, iki tarafta da onlarca can kaybı yaşandı.
8 Aralık 2025’te başlatılan yeni hava saldırıları, krizin yalnızca “dondurulmuş” bir çatışma olmadığını, her an yeniden alevlenebilecek sıcak bir cepheye dönüştüğünü gösteriyor.

