HTŞ, PKK/PYD, Esad güçleri ve Türkiye destekli unsurların sahadaki etkisi yeniden şekillendi. Suriye’deki güç dengeleri coğrafi olarak bölünmüş durumda.
Suriye'de 2011'de başlayan iç savaş, 2025 itibarıyla farklı silahlı ve siyasi yapılar arasında sahaya dayalı bir denge durumuna evrilmiş durumda. Son aylarda hem askeri operasyonlar hem de diplomatik girişimler yoğunlaşırken, ülke toprakları halen birden fazla aktör tarafından fiilen yönetiliyor.

Harita: Hangi Güç Hangi Bölgede?
1. Suriye Devleti (Esad Rejimi)
Başkent Şam, Akdeniz kıyıları (Lazkiye, Tartus), Humus, Hama ve Dera gibi güney-batı bölgelerinde hâkimiyet sürüyor.
Rusya ve İran desteğiyle bu alanlarda %60-65 oranında kontrol sağlanmış durumda.
Resmî devlet yapısı halen bu bölgelerde aktif; temel kamu hizmetleri ve güvenlik kontrolü burada yürütülüyor.
2. Hayat Tahrir el-Şam (HTŞ)
İdlib merkezli olarak Halep’in batısı, Hama ve Humus’un kırsalları ile Şam’a yakın bazı alanlarda etkin.
Silahlı muhalif güçler içinde en güçlü yapı olarak öne çıkan HTŞ, ideolojik olarak El Kaide çizgisinden ayrıldığını iddia etse de, Batı tarafından “radikal” olarak sınıflandırılıyor.
2024 sonu itibarıyla bazı bölgelerde geçici yönetim yapıları oluşturdu.
3. PKK/PYD
Türkiye’nin terör örgütü olarak tanımladığı PKK/PYD, özellikle kuzeydoğu Suriye'de (Haseke, Rakka, Deyrizor ve Halep’in doğusu) kontrolü elinde bulunduruyor.
ABD’nin desteklediği bu yapı, fiilen özerk yönetimler kurarak hareket ediyor.
2025 başlarında Şam yönetimiyle yapılan bir mutabakatla, bu bölgelerdeki yerel idareler rejim tarafından tanınmaya başlandı.
4. Türkiye Destekli Suriye Milli Ordusu (SMO) / ÖSO
Türkiye’nin 2016’dan bu yana yürüttüğü sınır ötesi harekâtlarla oluşturulan güvenli bölgeler içinde Afrin, Cerablus, El Bab, Tel Abyad ve Resulayn bulunuyor.
Bu bölgelerde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gözetiminde yerel meclisler ve polis güçleri görev yapıyor.
Ankara’nın bu bölgelerdeki varlığı, hem mülteci geri dönüşleri hem de terörle mücadele bağlamında değerlendiriliyor.
Suriye'de 2025: Dört Ana Güç, Birden Fazla Gerilim Hattı
Diplomasiyle yürüyen çatışmasızlık çabalarına rağmen, yerel gerilimler ve sınır ihlalleri devam ediyor.
HTŞ'nin İdlib dışına açılma isteği, PKK/PYD’nin siyasi statü kazanma çabası ve Esad rejiminin toprak bütünlüğü vurgusu, potansiyel yeni kriz alanları yaratıyor.
Türkiye, İran, ABD ve Rusya'nın sahadaki etkisi ise hâlâ belirleyici faktörlerden biri.

Sonuç: Askeri Harita Siyasi Haritaya Dönüşebilir mi?
Suriye’de silahların susması, yalnızca askeri değil, siyasi aktörlerin de sahaya müdahil olmasıyla mümkün görünüyor. Ancak mevcut durumda ülke, de facto olarak dört parçaya bölünmüş durumda ve her bölge, kendi güvenlik ve yönetim yapısını oluşturmuş vaziyette.
Uluslararası toplumun önündeki en büyük soru ise şu: Bu çok parçalı yapı, gelecekte birleşik bir Suriye’ye dönüşebilir mi?

