Işıl, jeopolitik şokların Türkiye’ye farklı kanallardan hızla yansıdığını belirterek, özellikle enflasyon, cari denge, döviz kuru ve risk primi üzerinde baskı oluşabileceğine dikkat çekti.
Petrol Şoku Enflasyonu Hızlandırıyor
Doç. Dr. Işıl’a göre, petrol fiyatlarındaki artış sadece akaryakıt fiyatlarını değil, taşımacılık ve üretim maliyetlerini de etkileyerek genel fiyat seviyesini yükseltiyor. Bu durum, enflasyon değişkenliğini hızlandırabilir. Işıl, “Petrol fiyatları hanehalkı ve işletmelerin doğrudan takip ettiği kalemler olduğundan, enflasyon algısını hızlıca bozabilir” dedi.
Türkiye’nin net enerji ithalatçısı olduğunu hatırlatan Işıl, enerji maliyetlerindeki artışın döviz talebini yükselterek kur üzerinde baskı yaratabileceğini ifade etti. Ayrıca, küresel risk iştahındaki azalmanın gelişen ülkelere yönelik risk primini artırarak, kur-faiz-borsa dengesi üzerinde eş zamanlı baskı oluşturabileceğini ekledi.
TCMB’yi Hareket Geçiren İki Temel Risk
Işıl, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nı harekete geçiren iki temel risk olduğunu vurguladı. Birincisi, kur oynaklığı; jeopolitik şoklarda döviz kuru sadece yükselmekle kalmayıp, aynı zamanda sert dalgalanmalar gösteriyor. Marmara Üniversitesi Finansal Bilimler Fakültesi Bankacılık Bölümü Öğretim Üyesi Gökhan Işıl, “Volatilite arttığında firmalar korumacı fiyatlama yapıp, kısa vadeli döviz talebi öne çekilebilir” dedi.
İkinci risk ise beklentilerin bozulması. Petrol fiyatlarındaki artışa kur oynaklığı eşlik ederse, enflasyon değişkenliği daha da hızlanabilir. Işıl, merkez bankalarının bu süreçte piyasa düzenini ve beklenti çıpasını korumaya çalıştığını belirtti.
İki Katmanlı Savunma: TCMB’nin Çifte Hamlesi
TCMB’nin TL uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başlaması ve bir haftalık repo ihalelerine ara vermesi, Işıl tarafından “iki katmanlı savunma” olarak tanımlandı.
Vadeli döviz satım işlemlerinin doğrudan spot piyasaya müdahale etmek yerine, piyasanın hedge ihtiyacını vadeli kanaldan karşılayarak ani döviz talebini yumuşatabileceğini belirten Işıl, bu yöntemin beklentilerin bozulduğu dönemlerde spot piyasa üzerindeki baskıyı azaltma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.
Repo ihalelerine ara verilmesi ise fonlamanın gecelik kanallara kaymasına yol açarak, efektif fonlama maliyetinin daha sıkı tutulmasına destek olabilir. Işıl, “Bu, stres anlarında hızlı sıkılaştırma tonunu operasyonel yollardan sağlamanın bir yolu” değerlendirmesini yaptı.
Ayrıca vadeli araçların kullanımı rezerv yönetimi açısından da tercih edilebilir bir seçenek sunabilir. Işıl, bu görüşünün yorum niteliğinde olduğunu ekledi.
Piyasada Hangi Göstergeler İzlenmeli?
Marmara Üniversitesi Finansal Bilimler Fakültesi Bankacılık Bölümü Öğretim Üyesi Gökhan Işıl, alınan kararların etkisinin üç temel gösterge üzerinden takip edilmesi gerektiğini vurguladı: kur oynaklığı, TL likidite koşulları ve kısa vadeli faizler ile risk primi ve borsa performansı.
Jeopolitik risk iştahındaki değişim sektöre göre farklı etkiler yaratabilir. Işıl, iç talebe duyarlı sektörlerin daha kırılgan, döviz geliri yüksek ihracatçı şirketlerin ise daha dayanıklı kalacağını söyledi.
Işıl’a göre, küresel ölçekte güvenli liman talebi ve petrol arzına dair gelişmeler, önümüzdeki dönemde fiyatlamaların yönünü belirlemeye devam edecek.

