ABD Başkanı Donald Trump, 10 Kasım 2025’te Suriye’nin geçici Devlet Başkanı Ahmed el-Şara’yı Beyaz Saray’da kabul etti. Yaklaşık iki saat süren temasların ardından Şara, kapıda bekleyen destekçilerini selamlayarak ayrıldı. Bu temas, Suriye tarihinde Washington’a yapılan ilk devlet başkanı düzeyindeki ziyaret olarak kayda geçti. Beyaz Saray, görüşmeyi “barış arayışının parçası” olarak niteledi.
Ne Konuşuldu?
Koalisyona katılım ve güvenlik iş birliği: Şam yönetiminin IŞİD karşıtı uluslararası koalisyona resmen dahil olması ve sahadaki koordinasyonun artırılması ele alındı. Trump, “Suriye’yi başarılı kılmak için elimizden geleni yapacağız” mesajını yineledi.
Yaptırımlar ve ekonomik adımlar: ABD Hazine Bakanlığı, Caesar Yasası kapsamındaki bazı yaptırımların uygulanmasını 180 günlüğüne askıya aldığını teyit etti. Kalıcı değişiklikler için Kongre sürecinin belirleyici olacağı vurgulanıyor.
Neden “ilk” ve Neden Önemli?
Suriye, 1946’daki bağımsızlığından bu yana ilk kez devlet başkanı düzeyinde Beyaz Saray’a çıktı. Ziyaret, Şara liderliğindeki geçiş döneminde uluslararası izolasyonun kırılması, güvenlik alanında pragmatik iş birliği ve ülkenin yeniden inşası için diplomatik kanalların açılması bakımından kritik görülüyor.

Arka Plan: Şara Kim ve Nasıl Buraya Gelindi?
Muhalif güçlerin Aralık 2024’te Beşşar Esad’ı devirmesinin ardından Ocak 2025’te geçici devlet başkanı olan Ahmed el-Şara, geçmişte radikalleşme geçmişi nedeniyle Batı’da tartışmalı bir figürdü. Son yıllarda bu çizgiden uzaklaşıp diplomatik normalleşme ve iç güvenlikte kurumsallaşma mesajları verdi. Washington temasları da bu “yeni sayfa”nın en görünür adımı olarak yorumlandı.
Bir Sonraki Adımlar
Diplomatik kanallar: Şam’ın Washington’da büyükelçilik açma hazırlıkları ve teknik heyet görüşmeleri gündemde.
Yaptırım rejimi: 180 günlük pencere, insani ve ekonomik faaliyetlerin önünü açmayı amaçlıyor; ancak nihai çerçeve Kongre kararlarıyla netleşecek.
Uzmanların Notu
Bölge uzmanları, koşullu ve belirsiz bir yaptırım ortamının özel sektör yatırımlarını yavaşlatabileceği uyarısında bulunuyor. Buna karşın, kademeli güvenlik normalleşmesi ve kurumsal reform adımlarının ekonomik toparlanmayı hızlandırabileceği görüşü de güç kazanıyor.

