Gedik Yatırım'ın raporunda, Aralık ayında TÜFE enflasyonunun yüzde 0,95'lik medyan beklenti ve yüzde 1,0'lik tahminin biraz altında, yüzde 0,89 olarak gerçekleştiği ve yıl sonunda yüzde 30,9 seviyesinde tamamlandığı belirtildi. Raporda şu değerlendirmeler yer aldı:

“Çekirdek TÜFE enflasyonu (C grubu) bizim yüzde 0,9'luk beklentimizin altında, yüzde 0,63 olarak gerçekleşti (Aralık 2024: yüzde 1,06) ve yıllık bazda yüzde 31,6'dan yüzde 31,1'e geriledi. Yurtiçi ÜFE enflasyonu, kurdaki stabilitenin desteğiyle ılımlı seyrini sürdürerek aylık yüzde 0,75 seviyesinde gerçekleşti (Aralık 2024: yüzde 0,40), ancak yıllık bazda yüzde 27,2'den yüzde 27,7'ye yükseldi.

Gıda enflasyonu biraz yüksek olsa da, giyim ve hizmet enflasyonundaki düşüş manşet rakamı aşağı çekti. Detaylara baktığımızda, gıda enflasyonu beklentimizi biraz aşarken, hizmet ve giyim enflasyonundaki sürprizler enflasyonu aşağı yönlü etkiledi. Gıda enflasyonunu yüzde 1,6 beklememize karşın, ay sonunda sebze fiyatlarındaki yükselişlerin yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirtmiştik; yüzde 2,0’lik gerçekleşme bunu doğruladı.

Bununla birlikte, gıda enflasyonunun Aralık'tan ziyade Ocak'ta risk oluşturduğunu söyleyebiliriz. Enflasyonu aşağı çeken en önemli kalem ise, sezonluk indirimlerin etkisiyle yüzde 2,9 gerileyen giyim oldu; biz burada yüzde 1,0’lik bir düşüş öngörmüştük. Ayrıca, yüzde 1,05 beklediğimiz hizmet enflasyonu yüzde 0,89 olarak açıklandı; bunda kira enflasyonunun sadece yüzde 1,7 gerçekleşmesi etkili oldu.

Bu şekilde, yüzde 0,9 olarak beklediğimiz çekirdek enflasyon (C grubu) giyim ve hizmet kalemlerindeki etkilerle yüzde 0,6 seviyesinde gerçekleşti. Alt kalemlerde buna ek olarak sürpriz görünmüyor; kurdaki stabilitenin desteğiyle dayanıklı mal grubu enflasyonu yüzde 0,7 seviyesinde seyrederken, ay ortasında ilaç fiyatlarındaki artış nedeniyle diğer temel mallar grubunda yüzde 2,1’lik bir artış var.

Aylık enflasyon eğiliminde önemli bir iyileşme gözlenmedi. TÜFE enflasyonu, mevsimsel etkilerle birlikte son iki ayda yüzde 1,0’ın altında gerçekleşti. Mevsimsel düzeltme yapıldığında, manşet enflasyon yüzde 1,7 (Kasım: yüzde 1,5), hizmet enflasyonu da yüzde 2,9 (Kasım: yüzde 2,9) olarak hesaplanıyor. Aylık kira enflasyonunda ise yüzde 3,4’ten yüzde 3,0’a doğru bir iyileşme görüldü. Bu veriler ışığında, enflasyonun ana eğiliminde belirgin bir iyileşme olmadığını söyleyebiliriz.

TCMB’nin faiz indirim sürecine Ocak ayında da 150 baz puanla devam etmesi bekleniyor. TÜFE enflasyonunun son iki aydır yüzde 1,0’ın altında seyretmesi, 22 Ocak’taki PPK toplantısında 200 baz puanlık indirim beklentilerini destekleyebilir. Ancak TCMB’nin, kritik Ocak enflasyon verisini görmeden temkinli duruşunu sürdürmesini bekliyoruz. Para politikası adımlarının dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleneceği vurgusuyla, faiz indirim sürecinin Ocak'ta da 150 baz puanlık adımlarla devam edebileceği düşünülüyor.

TL’de reel değerlenme, dezenflasyon stratejisinin en önemli unsuru olmaya devam edecek. Hizmet enflasyonu yüzde 40’ın üzerinde kalırken (yüzde 44), temel mal enflasyonu TL’deki sürdürülebilir reel değerlenme sayesinde uzun süredir yüzde 20’nin altında (yüzde 17,7) seyrediyor. Buna göre, dezenflasyon sürecine en büyük desteğin kur kanalından geldiği rahatlıkla söylenebilir. 2026 yılında da TL’de reel değerlenme stratejisinin dezenflasyon politikasının temel unsuru olarak devam edeceğini öngörüyoruz.

Bu çerçevede, TCMB’nin 2026 yılı genelinde kur artışını en fazla yüzde 15’te (aylık ortalama yüzde 1,17 artış hızı) tutmak isteyeceğini düşünüyoruz. Bu da dolar/TL kurunun 2026 sonu için kabaca 49,0-49,5 seviyelerine işaret ediyor. Tüm iç ve dış faktörlerin desteğiyle kur bu seviyelerde tutulabilirse, 2026 sonunda TÜFE enflasyonu yüzde 16’lık hedef olmasa da yüzde 20 sınırına (yüzde 21-22) yaklaşabilir.

Bununla birlikte, kurdaki baskının reel sektörün rekabet gücündeki yıpranmayı ve olası iç-dış gelişmeleri göz önünde bulundurarak, dolar/TL kurunu 2026 sonu için 52,50 seviyesinde öngörüyoruz. Buna göre, TÜFE enflasyonu beklentimiz 2026 sonu için yüzde 24,5, yıllık ortalama ise yaklaşık yüzde 27,0 olarak şekilleniyor.”