2025–2026 kış sezonu, grip açısından alışılmışın dışında bir seyir izliyor. Mevsimsel grip vakalarında belirgin bir artış gözlenirken, özellikle Influenza A’nın H3N2 suşu bu yıl öne çıkıyor. Uzmanlar, H3N2’nin önceki yıllarda sık görülen H1N1’e kıyasla hem daha bulaşıcı hem de daha ağır klinik tabloyla seyrettiğine dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Yaşar Bayındır, bu sezon hastaların büyük bölümünde ani başlayan yüksek ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları ile yoğun halsizlik görüldüğünü belirterek, “Günlük yaşamı tamamen durduran, hastayı yatağa düşüren bir tabloyla karşı karşıyayız” uyarısında bulundu.
Genel durum bozukluğu ön planda
Önceki yıllarda burun akıntısı ve boğaz ağrısı gibi üst solunum yolu belirtilerinin daha baskın olduğunu hatırlatan Bayındır, bu sezonun ayırt edici yönünün yüksek ateşle birlikte görülen yoğun bitkinlik olduğunu vurguladı. Hastaların önemli bir kısmının günlerce yataktan kalkamayacak kadar halsiz kaldığını ifade etti.

Risk gruplarında tablo ağırlaşıyor
Influenza A’nın özellikle ileri yaş grubunda, çocuklarda, hamilelerde ve kronik hastalığı bulunan kişilerde daha ciddi sonuçlara yol açabildiğini söyleyen Bayındır, bu gruplarda zatürre başta olmak üzere komplikasyon riskinin ve hastaneye yatış oranlarının arttığını belirtti.
Belirtiler hafife alınmamalı
Grip belirtilerinin “geçer” düşüncesiyle ertelenmemesi gerektiğinin altını çizen Bayındır, yüksek ateş, şiddetli halsizlik ve nefes darlığı gibi bulguların varlığında mutlaka hekime başvurulması gerektiğini söyledi. Erken tanı ve uygun tedavinin hem hastalık süresini kısalttığını hem de ciddi komplikasyonların önüne geçtiğini ifade etti.
Aşılama bu sezon daha kritik
Grip aşısının bu yıl her zamankinden daha önemli olduğunu vurgulayan Bayındır, aşının Influenza A’ya karşı en etkili korunma yöntemlerinden biri olduğunu belirtti. Aşının hastalığa yakalanma riskini azalttığını, hastalık geçirilse bile daha hafif seyretmesini sağladığını söyleyerek özellikle risk gruplarında aşılama çağrısında bulundu. Bayındır, bu konuda Güven Hastanesi’nde de bilgilendirme ve koruyucu sağlık hizmetlerinin sürdüğünü aktardı.

