İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Öztürk, ''Yüzer güneş enerjisi santrallerinin yeşil enerjiye geçişteki rolü ve Türkiye potansiyeli'' adlı makalesinde, Türkiye'deki yüzer GES uygulamalarını değerlendirdi.

Öztürk, HİBYA'ya verdiği demeçte, baraj, göl, gölet ve yarı kapalı koylardaki su yüzeylerine kurulabilen YGES'lerin dünyada giderek yaygınlaştığını belirtti.

Yüzer GES'lerin karasal GES'lere kıyasla önemli avantajlara sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Öztürk, bunların arasında arazi kaybının önlenmesi, buharlaşmanın yüzde 70 oranlarına varan şekilde azaltılması, fotosentezin kısıtlanmasıyla alg ve midye (özellikle Zebra midye) kontrolü sağlanması, alg kaynaklı tat ve kokunun önlenmesi ile doğal soğutma sayesinde enerji verimlerinin yüzde 6-10 arasında artması gibi faydaların bulunduğunu anlattı. ''Yakın tarihli bilimsel araştırmalar, Türkiye’deki mevcut baraj gölü yüzeylerinin yüzde 30’una YGES kurulması halinde yaklaşık 19.500 megawatt peak (MWp) kurulu güç potansiyeli olduğunu gösteriyor. Bu da yaklaşık 15 adet Keban Hidroelektrik Santrali (HES) kapasetine eşdeğerdir.'' dedi.

Türkiye’deki YGES uygulamaları

Prof. Dr. İzzet Öztürk, YGES'lerin sığ ve geniş göllerde (Büyükçekmece, Terkos, Eğirdir gibi) baraj veya göllerde, aşırı buharlaşmayı önlemek ve yeşil enerji üretmek amacıyla kurulduğunda, fotosentezin kısıtlanması ve gölgelemenin yol açabileceği olası olumsuz etkileri en aza indirmek için yüzer fotovoltaik (FV) panellerle kaplı alanın göl yüzeyinin yüzde 15-20’sini geçmemesi gerektiğini vurguladı.

Bu kısıtların uygulanmadığı durumlarda ise yerel koşullar dikkate alınarak baraj ve göl yüzeyinin yüzde 30’a kadar YGES’lerle kaplanabileceğini belirten Öztürk, Türkiye’deki YGES uygulamalarının oldukça sınırlı olduğunu; 1 MWp kurulu güçteki ilk tesisin, pilot olarak Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından Keban Baraj Gölü’nde kurulduğunu hatırlattı.

İzzet Öztürk, bunun dışında pilot ve fizibilite proje aşamasında az sayıda uygulama girişimi olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:

''YGES’lerle ilgili proje ve uygulamalar, karasal GES’lere kıyasla çok yavaş ilerliyor. Bunun temel nedenleri, ilgili mevzuatın henüz hazırlanıyor olması, tasarım, kurulum ve hibrit işletimle ilgili standart ve tecrübe eksikliği ile kurulu (çalışan) HES, GES ve rüzgar enerji santrali (RES) için çok sayıda özel sektör firmasıyla yapılan sözleşmelere dayalı lisansların bulunmasıdır. Mevcut HES’lerle birlikte hibrit işletilecek YGES’lerle, özellikle 2050 sonrası sıcaklık ve buharlaşmadaki aşırı artışlara karşı direnç artırılarak, yağış ve nehir akışındaki azalmaya bağlı iklim değişikliği etkilerine uyum sağlanabilir. YGES uygulamalarının, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin yoğun hissedileceği Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu ve Ege Bölgesi’ndeki baraj gölü yüzeylerine öncelik verilerek yaygınlaştırılması teşvik edilmelidir.''

Hibya Haber Ajansı