Çiftçi isyanı ülke geneline yayılıyor
Yunanistan’da haftalardır süren çiftçi eylemleri, kısa sürede ülke çapında bir protesto dalgasına dönüştü.
Avrupa Birliği tarafından finanse edilen tarım desteklerinde yüksek tutarlı bir ödeme açığı bulunduğunu belirten çiftçi birlikleri, bu paranın aylardır hesaplara yatmamasına tepki gösteriyor. Gecikmenin, haksız yere sübvansiyon alanları ortaya çıkaran geniş çaplı denetimler sonrası bürokrasinin ağırlaşmasından kaynaklandığı ifade ediliyor.
Çiftçiler, “sahte arazi beyanı yapanlar yüzünden” dürüst üreticilerin cezalandırıldığını, ekim–dikim sezonu öncesi mazot, yem ve gübre maliyetleriyle baş edemediklerini dile getiriyor.
Otoyollar, sınır kapıları, limanlar: Trafik kilitlendi
Protestolar ilk olarak kuzey ve orta Yunanistan’da ana arterlerin kapatılmasıyla başladı; kısa sürede ülkenin dört bir yanına yayıldı.
Başkent Atina’yı ülkenin kuzeyine bağlayan otoyolun kritik kesimlerinde yüzlerce traktörle barikat kuruldu.
Türkiye ve Bulgaristan sınırındaki bazı gümrük kapılarında kamyon trafiği saatlerce durma noktasına geldi; kilometrelerce TIR kuyruğu oluştu.
Bazı limanlara ve feribot iskelelerine yönelik yavaşlatma eylemleri nedeniyle yük ve yolcu taşımacılığında gecikmeler yaşanmaya başladı.
Yetkililer ana arterlerde alternatif güzergâhlar oluşturmaya çalışırken, nakliye firmaları gecikmeler nedeniyle ciddi maddi kayıplar yaşandığını belirtiyor. Özellikle gıda ve ham madde taşımacılığındaki aksaklıkların tedarik zincirini zorlayabileceği uyarıları yapılıyor.
Girit’te havalimanı krizi: Uçuşlar durdu
Protestoların en dikkat çekici adımlarından biri turistik Girit adasında atıldı. Onlarca çiftçi, Heraklion’daki uluslararası havalimanının apron ve pist bölümüne girerek alanı işgal etti.
Havalimanı yönetimi, güvenlik gerekçesiyle hem iniş hem kalkış uçuşlarını geçici olarak durdurdu. Aynı gün ada üzerindeki bir başka havalimanı çevresinde de çiftçilerle polis arasında sert çatışmalar yaşandı; bazı polis araçları zarar gördü, hem güvenlik güçleri hem de göstericiler arasında yaralananlar oldu.
Görüntülere yansıyan sahnelerde, protestocuların pistte yürüdüğü, bazı araçların havaalanı girişlerini kapattığı, polisin ise göz yaşartıcı gaz ve ses bombasıyla kalabalığı dağıtmaya çalıştığı görüldü.
Polisle gerilim, göz yaşartıcı gaz ve yaralılar
Son günlerde birçok noktada çiftçilerle polis arasında tansiyon yükseldi.
Orta Yunanistan’da otoyol kapatma eylemi sırasında çiftçiler polis bariyerlerini zorladı; bazı noktalarda çevik kuvvet araçlarına müdahale girişimleri yaşandı.
Girit’teki havaalanı eylemleri sırasında güvenlik güçleri biber gazı ve ses bombası kullanırken, bazı çiftçiler traktörleriyle bariyerleri iterek ilerlemeye çalıştı.
Çiftçi temsilcileri, eylemlerinin amacının “ekonomik çaresizliği görünür kılmak” olduğunu, şiddetin tırmanmasından yana olmadıklarını savunuyor. Hükümet ise kritik altyapılara yönelik bu baskının ve hava trafiğinin durdurulmasının “kabul edilemez” olduğunu vurguluyor.
Hükümetten yardım paketi ve diyalog çağrısı
Başbakan ve hükümet yetkilileri, artan baskı üzerine yaptıkları açıklamalarda, çiftçilerin yaşadığı sıkıntıları “gerçek ve ciddi” olarak tanımladı. Geciken ödemeleri telafi etmek için yeni bir destek paketi üzerinde çalışıldığı, yıl sonuna kadar önemli bir kısmının hesaplara yatırılmasının hedeflendiği duyuruldu.
Buna rağmen çiftçi birlikleri,
Sadece geçmiş sübvansiyonların değil,
Artan enerji, yakıt ve yem maliyetleri için de ek destek sağlanmasını,
Yolsuzluk iddiaları sonrası sübvansiyon sisteminin daha şeffaf ve adil hale getirilmesini
talep etmeyi sürdürüyor.
Çiftçi komiteleri, hükümetle masaya oturabileceklerini ancak somut adım görülene kadar yol ve sınır kapatma eylemlerini şimdilik bırakmayacaklarını belirtiyor.
“Yunanistan’da protestolar yayılıyor” ne anlama geliyor?
Yunanistan, son yıllarda ekonomik kriz, kemer sıkma politikaları ve büyük kazaların ardından sık sık kitlesel gösterilere sahne oldu. Çiftçi eylemleri, ulaştırma ve eğitim gibi farklı alanlarda düzenlenen protestolarla birleştiğinde, ülke genelinde sosyal tansiyonun yüksek olduğu bir tablo ortaya çıkıyor.
Bugünkü çiftçi protestoları, doğrudan kırsal kesimin hayatta kalma mücadelesi üzerinden ilerliyor. Bir yanda sahte beyanlarla şişirildiği iddia edilen sübvansiyon dosyaları, diğer yanda gerçek üreticilerin artan maliyetler karşısında ayakta kalma çabası var.
Bu nedenle “Yunanistan’da protestolar yayılıyor” ifadesi, yalnızca bir meslek grubunun eylemini değil, ekonomik ve sosyal kırılganlıkların biriktiği daha geniş bir rahatsızlık halini yansıtıyor.

