NASA'dan yapılan açıklamada, "Yüksek irtifa araştırma uçağının burnuna yerleştirilen yeni NASA sensörü, jeologların yaklaşık 60.000 fit aşağıda, Dünya yüzeyinde lityum ve diğer kritik mineralleri içeren kayaları haritalandırmasına yardımcı olmak için gökyüzüne çıktı" denildi.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) ile iş birliği içinde gerçekleştirilen uçuşların, ülke tarihindeki en büyük hava kampanyalarından biri olduğu belirtilen açıklamada, "Ancak bu, AVIRIS-5 (Airborne Visible/Infrared Imaging Spectrometer-5) için ufukta görünen birçok görevden sadece biri. AVIRIS-5, diğer gezegenleri keşfetmek için kullanılan sensörlerle birçok ortak özelliğe sahip" ifadeleri yer aldı.

Mikrodalga fırın büyüklüğündeki AVIRIS-5'in, yansıyan güneş ışığında minerallerin ve diğer bileşiklerin spektral "parmak izlerini" algıladığı vurgulandı. Açıklamada, "Uzayda uçan benzerleri gibi, sensör de nadir toprak elementlerinden çiçek pigmentlerine kadar her türlü molekülün farklı dalga boylarındaki ışığı emen ve yansıtan benzersiz kimyasal yapısından yararlanıyor" denildi ve ekledi:

"Bu teknoloji, 1970'lerin sonunda Güney Kaliforniya'daki NASA Jet Propulsion Laboratory'de geliştirildi. On yıllar boyunca görüntüleme spektrometreleri Merkür'den Plüton'a kadar güneş sistemindeki tüm büyük kayalık cisimleri ziyaret etti. Mars kabuğunu tam spektral ayrıntılarla izlediler, Titan'daki gölleri ortaya çıkardılar ve Sahra ile diğer çöllerdeki mineral bakımından zengin tozu takip ettiler. Bunlardan biri, yaşamı desteklemek için gerekli kimyasal bileşenleri aramak üzere Jüpiter'in okyanus uydusu Europa'ya doğru yola çıktı."

Bir diğer görüntüleme spektrometresi olan NASA'nın Ay Mineraloji Haritalayıcısı, 2009 yılında ay yüzeyinde su keşfeden ilk cihaz oldu. NASA JPL'de kıdemli araştırma bilimcisi ve güneş sistemindeki birçok spektroskopi misyonuna katkıda bulunan Robert Green, "Bu veri seti, NASA'nın Artemis kampanyasının bir parçası olarak Ay’da yerinde kaynaklar ararken araştırmalarımızı sürdürmemizi sağlıyor" dedi.

Hibya Haber Ajansı